Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/1014 E. 2024/13106 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1014
Karar No
2024/13106
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/815 E., 2021/172 K. I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1592 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22/03/2021 tarihli ve 2020/23030 esas, 2021/6054 sayılı kararında yer alan " Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 26/03/2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın üçüncü kişiye satılması halinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyi niyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir." şeklindeki açıklamalar gözetildiğinde; Somut olayda, soruşturma aşamasında sanıkların müştekiden çaldıkları cep telefonunu sattıkları kişiyi kolluk kuvvetlerine söylemeleri üzerine suça konu cep telefonunun müştekiye iadesinin sağlandığı, cep telefonunun satıldığı kişi olan ... hakkında ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu yönünden başlatılan soruşturma neticesinde, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca 26/10/2020 tarihli ve 2020/19068 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu cihetle hırsızlığa konu malı satın alan ...'nün iyiniyetli olması sebebiyle, sanıkların sattıkları yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesinin gerekli olduğu, ancak sanıkların telefonu sattıkları yeri söylemesi üzerine, satın alan 3. kişinin telefonu kolluk görevlilerine teslim etmesine rağmen zararının sanıklar tarafından giderilip giderilmediğinin araştırılmadığı anlaşılmakla, bu yönde araştırma yapılarak, sonuca göre sanıklar hakkında anılan kanunun 168. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE - KARAR A. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik kanun yararın bozma talebinin incelenmesinde; Karar duruşmasında Türkoğlu 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan tutuklu olduğu anlaşılan sanık ...'a 04.03.2021 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi" nedeniyle yapılan tefhim işleminin usûlsüz olduğu ve bu nedenle kararın kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli kararının sanığa usûlüne uygun olarak (sanığın cezaevinde olması halinde, cezaevindeki sanığa 5271 sayılı Kanun’un 263. maddesine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilmesi ile kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 04.03.2021 tarihli ve 2020/815 Esas, 2021/172 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, B. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik kanun yararın bozma talebinin incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 tarihli ve 2012/6-1232 Esas, 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın üçüncü kişiye satılması hâlinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyi niyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında, aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda; sanığın müştekiden çaldığı telefonu, hakkında aynı Kanun'un 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği için iyi niyetli olan ...'ye satması nedeniyle, ...'nün de zararını gidermesi hâlinde, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, her iki sanığın da karar duruşmasında, ...'nün 210,00 TL olan zararını karşılamadıkları yönünde savunmada bulundukları, bu itibarla Yerel Mahkemenin sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerini uygulamamasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2020/815 Esas, 2021/172 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/1014, K. 2024/13106, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-1014-e-2024-13106-k-b5fd07d221c8