Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/7666 E. 2023/3697 K. – Konut Dokunulmazl

Konu: Konut Dokunulmazlığının İhlâli

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/7666
Karar No
2023/3697
Karar Tarihi
Konu
Konut Dokunulmazlığının İhlâli

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/550 E., 2022/1069 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2012 tarihli ve 2012/3291 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında; şikâyetçinin evine gece vakti rızası hilâfına girmesi şeklindeki eylemi nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1-4 ve 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Zonguldak Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli ve 2012/534 Esas, 2015/506 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına aynı Kanun'un 58. maddeleri gereğince, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.04.2022 tarihli ve 2021/12738 Esas, 2022/5343 Karar sayılı kararı ile 'konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu birden fazla kişi ile birlikte işlemiş olması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/550 Esas, 2022/1069 Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116/1, 119/1-c maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafiinin temyiz istemi, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesi uygulanması halinde uzlaşma hükümlerinden yararlanamayacağı, vekâlet ücretinin çok fazla olduğu ve tekerrüre esas alınan ilâm hakkında düşme kararı verildiği ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz istemi; olayın gece vakti işlendiği, iddianamede de bu şekilde dava açıldığı ancak bu hususun Mahkemece değerlendirilmediğinden kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın birden fazla kişiyle birlikte gündüz saat 17.11 ilâ 17.44 arasında katılanın evine rızası hilâfına girdiğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2.Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı inkâr etmiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde, Katılan vekili atılı suçun gece vakti işlendiğini belirtmişse de; 07.02.2012 tarihli Konum Raporunda sanığın kiraladığı araçla saat 17:11 ila 17:44 saatleri arasında olay yerine yakın bir yerde durdukları, UYAP'tan alınan çizelgeye göre de gece vaktinin saat 17:57'de başladığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanığın Temyiz İsteminin İncelenmesinde, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak; 1.Sanık hakkında tayin olunan 2 yıl hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 1 yıl hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, 2.Sanık hakkında kurulan hükümde ceza miktarı bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği belirtilerek uygulama maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesinin gösterilmesi, 3.Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2011 tarihli, 2010/329 Esas, 2011/256 Karar sayılı ilamı ile 2 yıl 6 ay hapis cezası verildiği, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 16.10.2012 tarihli ve 2012/18847 Esas, 2012/21862 Karar sayılı kararı ile zamanaşımına uğraması nedeniyle düşme kararı verildiği, bu nedenle bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığa ait adli sicil kaydındaki 5237 sayılı Kanun'un 188/3 maddesi uyarınca verilmiş 4 yıl 2 ay hapis cezasını içeren, 20.12.2006 tarihinde kesinleşen 02.05.2010 tarihinde infaz edilen İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/51 Esas, 2006/158 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu belirlenerek bu mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınmaması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/550 Esas, 2022/1069 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasından "...Sanığın adli sicil kaydında bulunan Sakarya 4. Asliye Ceza mahkemesinin 2010/329 E ve 2011/256 K sayılı dosyasında verilen 2 YIL 6 AY hapis cezasına mahkumiyetine dair ilam tekerrüre esas olduğundan 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına..." ve "... 5271 sayılı CMK'nın 283/1. maddesi gereğince aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulması gerektiğinden, sanığın neticeten 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,..." ibarelerinin çıkartılarak yerine "İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/51 Esas, 2006/158 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi uyarınca 'uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti' suçundan verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasından dolayı sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ve "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince aleyhe temyiz bulunmadığından, sanığın cezasının 1 YIL HAPİS CEZASI üzerinden infazına," ibarelerinin eklenmesine, karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/7666, K. 2023/3697, T. 15.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-7666-e-2023-3697-k-df5ebd8d4ffa