Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/7463 E. 2025/14216 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/7463
- Karar No
- 2025/14216
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, müvekkili sanık ile katılan arasında yargıya taşınmış önceye dayalı husumet bulunduğundan müvekkili hakkındaki iddiaların atfı cürüm mahiyetinde olduğuna, katılanın bu dava nedeniyle kin ve nefretle hareket ederek sanığa iftira attığına, müvekkili sanığın isnat edilen suçu kesinlikle işlemediğine, güvenlik kamerası görüntü kayıtları, araçta sanığa ait parmak izinin çıkmaması ve dosya kapsamına göre sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair, katılanın itibar edilemeyecek soyut atf-ı cürümü dışında mahkûmiyetine yeterli, kesin, şüpheden uzak delil bulunmadığından hakkında beraat kararı verilmesi yerine mahkümiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa atanması gerektiği anlaşılmakla, sanığı vekâletname ile temsil eden müdafiinin karar duruşmasında da hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için takdiren İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesine kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.