Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/6996 E. 2023/3701 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6996
Karar No
2023/3701
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2020/461 E., 2021/117 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2013 tarihli ve 2013/23802 Esas numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında; gece vakti inşaat halindeki binadan kablo çaldığı sırada polisler tarafından yakalanması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ,143, 35 ve 31/3 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2013/303 Esas, 2014/950 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b,143,35,31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Yukarıda anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 27.05.2019 tarihli ve 2018/15718 Esas, 2019/9078 Karar sayılı kararı ile 'hüküm tarihinde ceza evinde olan ve duruşmadan vareste tutulma talebi olmayan suça sürüklenen çocuğun yokluğunda karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması' gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine kurulan hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine 'suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesinde yer alan suçu oluşturduğu ve kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi' gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; İstanbul 4. Çocuk Ceza Mahkemesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2020/461 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e,143,35,31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 50/1-a, 52/1-2 maddeleri uyarınca 5000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri, suça sürüklenen çocuğun suç işleme kastı ile hareket etmediği, suçu kabul etmemekle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmamasının usuli bir eksiklik olduğu ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri, temyiz etme iradesine ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay günü suça sürüklenen çocuğun gece vakti şikâyetçiye ait inşaat halindeki bina içerisinden kabloları çalmak için bir araya topladığı, bu sırada çevredeki insanlar tarafından fark edildiği ve ihbarı alarak olay yerine gelen polislerce yakalandığı bu şekilde suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı hırsızlığa teşebbüs suçunu işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2.Suça sürüklenen çocuk savunmasında atılı suçu ikrar etmiştir. 27.05.2013 tarihli tutanak dosya içerisinde mevcuttur. IV. GEREKÇE 1.Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde sonuç cezanın adli para cezası olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinde yer alan erteleme hükümlerinin uygulama şartlarının oluşmadığı, adli sicil kaydına göre suça sürüklenen çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olduğu anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2020/461 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/6996, K. 2023/3701, T. 15.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-6996-e-2023-3701-k-cab0896cefbf