Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/3174 E. 2025/12872 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3174
Karar No
2025/12872
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk derece mahkemesince TCK'nın 142/2-h, 143, 62, 53. maddelerinden sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan mahkûmiyet hükmünün sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi akabinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinde duruşmalı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak aynı Kanun'un 165/1, 62, 52/2-4, 53 maddelerinden sanığın 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırıldırılmasına verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, " sanığın suç işleme kastı bulunmadığına, suça konu motosikleti suç eşyası olduğunu bilmeden kabul ettiğine, sanığın atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin TCK'nın 63. maddesi gereğince cezasından mahsup edilmesinin infaz aşamasında mümkün görülmüştür.

1- Katılanın, ikâmet ettiği apartmanın içerisindeki merdiven boşluğuna direksiyon kilidinden kilitleyerek bıraktığı motosikletinin 17.01.2018 gecesi 20:00 ile 23:45 saatleri arasındaki zaman dilimi içerisinde düz kontak yapılmak suretiyle çalınması şeklinde gerçekleşen olayda, suça konu motosikletin 19.01.2018 tarihinde ön kısım kabloları tamamen sökülmüş halde, düz kontak yapılmış ve motor ve şase numarası kısmen kazınmış vaziyette, plakası bulunmaksızın sanık ...'nın kullanımındayken ele geçtiği, sanığın savunmasında özetle, "suça konu motosikleti 18.01.2018 tarihinde gece saatlerinde daha önceden tanıdığı ...'un getirdiğini, kısa süreliğine kendisine emaneten bıraktığını, motosikletin anahtarının olmadığını, ...'un motosikleti iterek getirdiğini, sonra geri alacağını söylediğini; ancak almaya gelmediğini, bahsi geçen motosikletle gezerken polislerin kendisini yakaladığını, motosikletin çalıntı olduğunu bilmediğini" savunduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2018 tarihli kararıyla 2018/3538 Soruşturma, 2018/1343 Karar sayılı kararıyla hakkında hırsızlık suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ...'un ... Cumhuriyet Başsavcılığında 05.02.2018 tarihinde alınan savunmasında "sanık ...'yı tanıdığını, suça konu motosikleti ...'ya kendisinin verdiği hususunun doğru olmadığını, ...'nın yalan söylediğini" ifade ettiği, hırsızlık suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olan ...'un ... C.Başsavcılığında beyanı alındığı belirtilerek ilk derece mahkemesince ...'un tanık olarak dinlenmesinden vazgeçilmesine karar verildiği, sanığın kovuşturmadaki ifadesinde bahsi geçen ve tanık olarak istinaf aşamasında dinlenilen sanığın yengesi...'nın ... 5. Asliye Ceza Mahkemesindeki talimat ile alınan 01.04.2019 tarihli beyanında " suça konu motosikleti sanık ...'e, ...'nın bıraktığını" ifade ettiğinin anlaşılması karşısında, ...'un çekinme hakkı da hatırlatılarak tanık olarak dinlenilmesinden sonra sanığın eyleminin atılı hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık ile sanığın yengesi...'nın beyanına itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi,

2- Kabule göre de; 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup TCK'nın 165/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bozma sonrasında kurulacak hükümde CMK'nın 307/5 maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3174, K. 2025/12872, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-3174-e-2025-12872-k-7ada7fff91aa