Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/29604 E. 2025/3354 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/29604
Karar No
2025/3354
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1705 E., 2023/3168 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin sanığın savunma hakkının, makul sürede ve adil yargılanma haklarının ihlâl edildiğine ve eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek ve her ne kadar ilk derece mahkemesince kurulan hükmün 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddeleri uyarınca mahkûmiyet olduğu ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmış ise de suç tarihinin 21.03.2012 olduğu ve bu tarih itibarıyla sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un suç tarihinde yürürlükte bulunan 142/1-b maddesi ve 6545 sayılı Kanun ile getirilen değişiklikten önceki haliyle 143. maddesi kapsamında olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede, I. GEREKÇE 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli ve 2015/ 788 Esas, 2019/ 45 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 04.04.2019 tarihli ve 2019/1277 Esas, 2019/965 Karar sayılı kararı ile sanığın istinabe yasağına rağmen savunmasının mahkemesince alınmaması ve sanığın duruşmalarda hazır bulundurulmamasının 5271 sayılı Kanun'un 289/1-e maddesini ihlâl ettiği ve eksik araştırma ile karar verildiği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, suç tarihi itibarıyla istinabe yasağının söz konusu olmadığı da dikkate alınarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 04.04.2019 tarihli bozma kararının içerik itibarıyla aynı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda dosyadaki hukuka aykırılıkların giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin04.04.2019 tarihli ve 2019/1277 Esas, 2019/965 Karar sayılı bozma kararı ile bu karar üzerine verilen Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve 2019/278 Esas, 2022/526 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, aynı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. II-KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 24.10.2023 tarihli ve 2023/1075 Esas, 2023/31/68 Karar sayılı kararının, açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/29604, K. 2025/3354, T. 25.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-29604-e-2025-3354-k-d78cb25eaf9c