Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/28675 E. 2023/10054 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/28675
- Karar No
- 2023/10054
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2001/1721 E., 2002/1377 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108567 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/162 esas, 2005/173 karar sayılı ile Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20/03/2023 tarihli ve 2023/1426 esas, 2023/1341 karar sayılı ilâmlarında yer aldığı üzere, lehe olan kanunun belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya sonraki kanun ile cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı doğmuşsa yargılamasının duruşma açılıp uyarlama yargılaması yapılarak karar verilmesi gerekmesi karşısında, mahkemesince sanık haberdar edilmeksizin duruşma açılmayarak sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Mahkemece sanığa isnat olunan eylemin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1. maddesi kapsamında kaldığı kabul edilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinin daha lehe olduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23/01/2006 tarihli ve 2005/16216 esas, 2006/124 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1. maddesinde yer ... suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlık fiili yanında 5237 sayılı Kanun'un 116. maddesine uyan konut dokunulmazlığını ihlâl etme ve aynı Kanun’un 151/1. maddesinde yer ... mala zarar verme suçlarını da oluşturacağının gözetilerek sonucuna göre, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe yasa değerlendirmesi yapılması ve ... cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinden yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması, 2.Tüm dosya kapsamına göre; olay günü hükümlünün şikâyetçinin büfesinin ... ve muhkem olan ... kepenk kilidinin asma kilitleri kesip, vitrin camını da kırarak içeriye girip, suç tarihine göre değeri normal kabul edilen suça konu malları çaldığı, suç nedeniyle oluşan zararın karşılanmadığı ve şikâyetçinin şikâyetçi olduğu olayda; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, hükümlünün eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1 ve 81/2. maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 116/2, 151, 53. maddeleri kapsamında olup (İş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları yönünden uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek) sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine aykırı davranılması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2005 tarihli ve 2001/1721 Esas, 2002/1377 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.