Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/28391 E. 2024/14056 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/28391
- Karar No
- 2024/14056
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/455 E., 2019/268 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 25.11.2019 tarihinde tebliğ olunan karara yönelik 27.11.2019 tarihinde temyiz isteminde bulunan sanık müdafiinin 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinin oluşup oluşmadığına dair yeterli inceleme yapılmaksızın mahkûmiyet hükmü kurulmasına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak ; Katılanın soruşturma evresinde alınan beyanında, suça konu motosikleti site içerisinden çalındığını beyan ettiği, 24.08.2017 tarihinde düzenlenen Olay, Görgü Tespit ve Araştırma Tutanağı içeriğinde katılanın suça konu motosikleti apartmanın önüne park ettiğini beyan ettiğinin belirtildiği ancak motosikletin bulunduğu yere yönelik herhangi bir açıklamanın yapılmadığının anlaşılması karşısında, katılanın yeniden ifadesine başvurularak ve gerektiğinde keşif de yapılarak olay yerinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilip, öncelikle suça konu motosikletin bina veya eklentisinden çalınıp çalınmadığı tespit edilerek; bina veya eklentisinde çalındığının kabulü halinde eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturacağı, bina veya eklentisi dışında park edildiğinin ve buradan çalındığının kabul edilmesi halinde ise aynı Kanun’un 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5237 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.