Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/14858 E. 2024/15829 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14858
- Karar No
- 2024/15829
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/634 E., 2016/906 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR : ..., ... SUÇLAR : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, bozma
I. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden; Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizinin mümkün olmadığı, dosya üzerinden ve UYAP’tan yapılan incelemede, suça sürüklenen çocuk müdafiinin dilekçesi üzerine itiraz mercii olan Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2016 tarihli, 2016/1249 D. İş sayılı kararıyla itirazın incelenerek reddine karar verildiği anlaşıldığından, dosyanın incelenmeksizin Tebliğname'ye uygun olarak mahalline İADESİNE, II. Suça sürüklenen çocuk ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Onsekiz yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında 24.11.2015 tarihli, 09.03.2016 tarihli ve 13.04.2016 tarihli oturumların kapalı yapılması gerektiği gözetilmeden açık duruşma yapılarak 5271 sayılı Kanun'un 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Dosya kapsamına göre şikâyetçiye ait kabloların etrafı tel örgüyle çevrili olan Ford...Bayii adlı işyerinin eklentisi niteliğindeki bahçesinden çalındığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, aynı Kanun’un 142/1-e. maddesi ile uygulama yapılması, 3. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan yargılama neticesinde gerekçeli karar başlığına "çocuk mahkemesi sıfatıyla" yargılama yapıldığının yazılmaması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde ceza miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.