Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/28032 E. 2026/7344 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/28032
- Karar No
- 2026/7344
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3410 E., 2023/240 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi, bozma
Duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığının gerekçeli kararın tebliği üzerine hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlara yönelik sanık müdafii ile suçtan zarar gören vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 25.01.2023 tarihli ve 2022/3410 Esas, 2023/240 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile suçtan zarar gören vekilinin temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafii ile suçtan zarar gören vekilinin temyiz istemlerinin Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik sanık müdafii ile suçtan zarar gören vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın uyuşturucu madde etkisinde olduğunda, zararı giderme olanağının tanınmadığına, eksik araştırma sonucu karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine"; suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteminin "katılma talebinde bulunmaya fırsat verilmediğine ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233. ve 234. maddelerine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, suçtan zarar gören kurum vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca gereği için Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.