Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/27819 E. 2026/6870 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/27819
- Karar No
- 2026/6870
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3140 E., 2023/567 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, onama
Sanıklar müdafilerinin mala zarar verme suçundan verilen hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin Bölge Adliye Mahkemesince 30.03.2023 tarihli ek kararı ile reddine karar verildiği, ek karara yönelik herhangi bir temyiz talebinin bulunmadığ, sanık ...'ın temyiz isteminin 14.02.2023 tarihli asıl karara ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I. Sanık ...'ın Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz Talebinin İncelenmesi Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye mahkemesi kararları"nın temyizinin mümkün olmaması karşısında incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesi İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suçla bir ilgisi bulunmadığına, mahkûmiyete yeter somut delil bulunmadığına, yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğine sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın samimi beyanda bulunduğuna, suça iştirak etmediğine, buna rağmen teşdiden ceza verildiğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suçu ikrar ettiğine, kolluk görevlilerine yardımcı olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması gerektiğine, istinaf kararının gerekçesiz olduğuna, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, sanığın samimi açıklamada bulunduğuna, suça iştirak iradesi bulunmadığına, sanığın mahkûmiyetine yeter somut delil bulunmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, samimi ikrarı ve iyi niyetine ve zararı gidermek istemesine rağmen yüksek ceza verildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.