Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/27324 E. 2026/9764 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/27324
Karar No
2026/9764
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2883 E., 2023/342 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyeti kararları kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-g ve 62. maddeleri gereğince ayrı ayrı iki kez 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıklar ve müdafilerinin istinaf talepleri üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerin temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin ''tanık M.Ç.'nin görgüye dayalı yeminli beyanları ile sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olduğuna, beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I- Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre sanığın karar tarihinden sonra, 10.09.2025 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a ve 223/8. maddesi gereğince ölüm nedeniyle DÜŞMESİNE, II- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İpsala Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/27324, K. 2026/9764, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-27324-e-2026-9764-k-51982d23b3f0