Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/23493 E. 2025/1880 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/23493
- Karar No
- 2025/1880
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1176 E., 2023/802 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama
I. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Sanığın yüzüne karşı 11.07.2023 tarihinde verilen hükmü sanık müdafiinin 1412 sayılı CMUK'nun 310. maddesinde düzenlenen yasal bir haftalık süreden sonra 31.07.2023 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanığın Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesi; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği sanığın temyiz dilekçesinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; İlk bozma ilâmı öncesi kurulan 15.09.2015 tarihli hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve bu hükümde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmamış olduğu anlaşılmakla, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sonrası kurulan hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinde belirtilen kazanılmış hak gözetilmeden sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.