Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/22743 E. 2024/8485 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/22743
- Karar No
- 2024/8485
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR :Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun, 18.03.2008 tarihli 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 tarihli 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kovuşturma evresinde kendisine müdafi atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda müdafie yapılan tefhim ve tebliğlerin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağının ve sanığa da gerekçeli kararın hiç tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın öğrenme üzerine verdiği 23.01.2023 tarihli temyiz dilekçesi ile temyizinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1.Sanık hakkında mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, 2.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin; bilgisi dışında avukat atanarak hüküm kurulduğuna, avukatın hükmü temyiz etmediğine, savunma hakkının elinden alındığına ve lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin olduğu belirlenerek, anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Her ne kadar sanık 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi uyarınca cezalandırılmış ise de; aynı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca,16.03.2017 tarihli iddianame ile sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun,14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafii bulunmayan sanığa zorunlu müdafi atanması, sanığın savunmasının müdafi huzurunda alınması ve zorunlu müdafiin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.