Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/22686 E. 2026/4559 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/22686
- Karar No
- 2026/4559
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1334 E., 2022/2376 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma
I. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zara verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2021/1334 Esas, 2022/2376 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-g maddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin, eksik inceleme ile hatalı hüküm verildiğine ve sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğindeki güvenlik kamera görüntüleri ve GPRS kayıtlarından anlaşılacağı üzere; sanığın olay tarihinde kiraladığı araçla yanında açık kimliği tespit edilemeyen, hakkında dosyası tefrik edilen bir şahısla birlikte suç mahalline geldiği, kimliği meçhul şahsın araçtan inerek hırsızlık eyleminin gerçekleştiği katılana ait iş yerine gelip iş yerinin kapısını açmaya çalıştığı, kapıyı açamaması üzerine tekrar sanık ...'ın park hâlinde beklediği araca gelerek olay yerinden ayrıldıkları, yaklaşık 27 dakika sonra tekrar birlikte aynı iş yeri önüne araçla geldikleri ve kimliği meçhul şahsın elinde bir aletle araçtan inerek katılanın iş yeri önüne geldiği, elindeki aletle kapıyı kırarak iş yerine girip katılanın beyanlarına göre 40.000 TL tutarında para çaldığı, olayın bu oluş şekli itibarıyla sanık ...'ın, kimliği belirlenemeyen şahısla birlikte hırsızlık suçunu iştirak iradesi altında birlikte işleyeni olduğu gözetilmeden, kendisini suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilerek atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Büyükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.