Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/21811 E. 2026/5899 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/21811
- Karar No
- 2026/5899
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1636 E., 2022/3023 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d, 39/1, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası verildiği, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf istemleri üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın atılı suçlardan beraatine hükmedildiği anlaşılmakla, hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin ''sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine''; katılan vekilinin temyiz isteminin ise ''sanık ..., hırsızlık suçunun işlenebilmesi adına .... plakalı ... marka ve modelli aracı ... rent a car isimli firmadan kendi sürücü belgesi ile kiraladığına ve müşterek faillere teslim ettiğine, yabancı bir ülkede bir aracı kiralayıp bir başkasına veren bir kişinin aracının kullanım amacını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanık fiilen katılmamışsa da soygun için gerekli aletleri temin ederek hırsızlık suçuna yardım eden, hırsızlık suçundan elden edilen paralarla kaçmış olan ... için hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle üst sınırdan hüküm kurulması gerekmekte iken hakkında beraat kararı verildiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.05.2023 tarih ve 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere incelemeye konu kararda Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmediği, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmediği, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil elde edilemediği gerekçesi ile beraat kararı verebileceği anlaşılmakla, Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Dosya içeriğine göre katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettiren sanık lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm tarihine göre 9.200,00 TL. maktu vekâlet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca vekâlet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.