Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/2167 E. 2025/14505 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2167
- Karar No
- 2025/14505
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/32 E., 2019/1587 K. SUÇLAR: Hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER: İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama I. Sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 43, 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası verildiği, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, duruşma açılıp İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 43, 168/1, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın müsnet suçu işlediğine dair mahkûmiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak, hukuki anlamda kesin, vicdani kanaat oluşturabilecek, yasal ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanığın kesinlikle suç işleme kastıyla hareket etmediğine, hükme esas alınan savcılıktaki ifadesini korku ve panik ile verdiğinden, müdafi hazır edilmeden alınan bu ifadesine itibar edilemeyeceğine, görüntülerle tespit edilen bankada bulunma amacının kendi emekli maaşını çekmek olduğuna, suçun sübutu bakımından ayrıntılı ve kapsamlı bilirkişi raporu aldırılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kartın şifresinin mağdurun rızası dahilinde sanığa verildiğinden suçların manevi unsurunun oluşmadığına, sanığın eyleminin tek bir suçu oluşturmasına karşın iki ayrı suçtan mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği prensibinden hareketle sanığın beraatine karar verilmesi gerekir iken mahkûmiyetine karar verilmesinin son derece haksız ve hukuki zeminden yoksun olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.