Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/21436 E. 2023/6468 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/21436
- Karar No
- 2023/6468
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/101 E., 2023/9 K. ŞİKAYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I)Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde: Sanığın şikâyetçiye ait iş yerinin kepenk kilitlerinin kırılması şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık zamanaşımının suçun işlendiği 25.03.2009 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, II) Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)Sanık ...'ın 05.04.2009 tarihli tutanakta samimi bir şekilde suçu itiraf ederek çalınan saatlarden üç tanesinin evde olduğunu söylemesi üzerine kolluk görevlileriyle birlikte gittikleri evden saatleri görevlilere teslim etmesi karşısında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle, katılandan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası bulunup bulunmadığı sorularak, sonucuna göre rızasının bulunması durumunda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2) İddianamede 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesinin uygulanması talep edilmediği halde sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden anılan maddenin uygulanması, 3) Sanık hakkında Dairemizin 09.12.2020 tarih ve 2020/20058 Esas, 2020/15060 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen 2010/357 Esas, 2022/2231 Karar sayılı ilamın infazının devamına karar verilmek suretiyle infazda tereddüte yol açılması, 4) 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4, 119/1-c ve 62. maddelerine göre belirlenen 10 ay hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 5 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde 5 ay hapis cezası tayin edilmesi ve kazanılmış hak nedeniyle uygulama maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326/son yerine 5271 sayılı Kanun'un 307/2. maddesi olarak hatalı gösterilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.