Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/20707 E. 2026/2214 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/20707
Karar No
2026/2214
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1351 E., 2022/2753 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "eksik kovuşturma nedeniyle usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, müvekkilinin isnat edilen suçla ilgi ve alakasının bulunmadığına, dosyada sadece daha önceden de hırsızlık malı almasından dolayı sabıkası bulunan ve tanık sıfatıyla dinlenen ....'nın beyanlarının esas alındığına, tamamen müvekkiline olan husumetinden dolayı müvekkilini karalamaya yönelik beyarlarda bulunan bir şahsın beyanları ile iddianame tanzim edildiğine, bu hususun ceza hukuku ilkeleri ile bağdaşmadığına, müvekkilinin suç tarihinde olay yerinde hiç bulunmadığını ve ... isimli şirkette çalıştığını beyan ettiğine, bu hususun da araştırılmadığına, tanık ...'nin beyanlarının aşamalarda tutarsız ve çelişkili olduğuna, müvekkilinin suçun işlendiği tarihte nerede olduğunun tespiti amacıyla sinyal baz kayıtlarını içerir şekilde HTS kayıtlarının istenmesi, tanık ... ile müvekkili sanık arasındaki SMS ve görüşme kayıtlarının getirtilmesi gerekiğine, müvekkilinin isnat edilen suçu işlediğine dair somut ve inandırıcı bir delil bulunmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Dosya kapsamında yer alan güvenlik kamera kayıtlarından, eylemi gerçekleştiren iki şahsın da kimliklerinin tespit edilemediği, şahısların suça konu demirler ile gittikleri hurdacı tanık ....'ya ulaşıldığı, tanık ...'nin suça konu demirleri sanık ...'dan ve yanında bulunan tanımadığı bir şahıstan satın aldığını beyan etmiş ise de; sanık ...'ın aşamalarda suçlamayı kabul etmediği, daha önce tanık ... hakkında hırsızlık malını satın aldığından bahisle polise şikâyetçi olduğunu, bu nedenle kendisine düşmanlık yaptığını belirttiği anlaşıldığından, güvenlik kamera kayıtlarına ilişkin ... Müdürlüğü veya ... Kriminal Dairesi Başkanlığından ya da Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığından rapor istenmesi, kamera görüntülerinin olanaklı ise görüntü iyileştirmesi de yapılmak suretiyle görüntülerdeki şahısların kimliklerinin tespit edilmesi, sanığın savunmasında belirttiği gibi tanık ... hakkında herhangi bir suç nedeniyle müracaatının olup olmadığının araştırılması, ayrıca sanığın suç tarihinde kullanımında olan telefon hatları tespit edilerek, hatların suç tarihine ait HTS kayıtlarının (arama-aranma-SMS ve baz istasyonu bilgilerinin) ... Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilerek, sanığın kullandığı telefon hatlarının suç tarihinde olay yeri ve civarından sinyal alıp almadığı, tanık ile herhangi bir iletişiminin bulunup bulunmadığı belirlenip, sanığın savunmalarının doğruluğunun araştırılması ve inceleme sonucuna göre delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre de, Tanık ....'nın 11.11.2021 tarihli duruşmada şikâyetçinin zararının hesaplandığını ve şikâyetçiye 2.000,00 TL para ödediğini beyan ettiği, dosyaya sunmuş olduğu 16.12.2021 tarihli dilekçesi ile de sanık ...’ın zararını karşıladığını belirttiği anlaşıldığından, şikâyetçiye zararının tamamının karşılanıp karşılanmadığı, kısmen karşılanmış ise kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca .... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/20707, K. 2026/2214, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-20707-e-2026-2214-k-814e15d8fd92