Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/1910 E. 2025/14186 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1910
Karar No
2025/14186
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2018/704 E., 2019/804 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının usûl ve yasaya uygun olduğuna, tanıklara yaptırılan teşhis işleminin usûlüne uygun olmadığına, sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmesi için her türlü şüpheyi ortadan kaldıracak bir delil bulunmadığına; sanıklar müdafiinin temyiz isteminin verilen mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğuna, tanık beyanlarının hâkimin takdir yetkisinde rol oynadığına ama sadece tanık beyanlarına dayalı olarak cezaya hükmedilemeyeceğine, tamamlayıcı ve mahkemede kanaat uyandırıcı delillerin varlığının gerektiğine, müvekkili sanıkların bu suçu işlediklerine dair herhangi bir kesin anlatımın mevcut olmadığına, tanıklardan hiç birinin müvekkili sanıkların katılanın dairesine girdiklerine dair görgüye dayalı bir bilgiye sahip olmadıklarına, Anayasanın 38/4. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/2. maddelerinde düzenlenmiş bulunan -suçsuzluk (masumiyet) karinesi-, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kişinin suçsuz sayılması gerektiğini ifade ettiğine, müvekkili sanıkların bu suçu işlediklerine dair olay yeri incelemesinde parmak izlerine rastlanmadığına, müvekkili sanıkların üzerilerine atılı suç sebebiyle yapılan yargılamada, tek fotoğraf üzerinden yapılan teşhisin ... ek 6. maddesine aykırı olması sebebiyle hükme esas alınamayacağının gözetilmediğine, teşhisin "delillerin doğrudanlığı" ilkesi gereğince mahkeme önünde doğrulatma bakımından yeniden ve genellikle "yüzleştirme" şeklinde yaptırıldığına, teşhisin güvenilir, sağlam ve sübut bir delil olup olmadığının bu süreçlerin tamamlanmasıyla anlaşılacağına, müvekkili sanıklar hakkında müsnet delil bulunamamasına rağmen, tanık beyanları, hukuka aykırı elde edilen teşhis tutanağı ve adlî sicil kaydına dayanarak verilen cezalandırılmalarına yönündeki kararın hukuka ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıkların tüm aşamalarda ısrarla atılı suçu işlemediklerini savundukları, olay yerinden herhangi bir delil elde edilemediği, aynı apartmanda ve çapraz binada ikamet eden tanıkların soruşturma aşamasında olay günü apartmana giren şahıslar olarak sanıkları teşhis ettikleri, ancak kovuşturma aşamasında tanık ...'nın, hırsızlığı kimin yaptığını görmediğini, tanık ...'nın bayanları yüzünden kesin olarak teşhis etmediğini, elbiselerinden teşhis ettiğini, tanık ...'ın da sadece sanıkları katılanın ikâmetinin bulunduğu binanın bahçesine girdiklerini gördüğü beyan ettiği, kaldı ki soruşturma aşamasında yaptırılan teşhis işleminin Polis Vazife ve Salâhiyet Kanun'un Ek-6. maddesinde belirlenen usule uygun olmadığı anlaşıldığından, sanıkların üzerilerine atılı suçları işlediklerine dair mahkûmiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararlarının yerinde olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan sebeplerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/1910, K. 2025/14186, T. 08.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-1910-e-2025-14186-k-68af3e030713