Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/1900 E. 2024/2160 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1900
- Karar No
- 2024/2160
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1255 E., 2019/1304 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ve sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
I- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.06.2019 tarihli ve 2019/1255 Esas, 2019/1304 Karar sayılı mala zarar verme suçundan verilen kararlarının, sanıklar ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında, Gebze 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2019 tarihli ve 2018/426 Esas ve 2019/296 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 168/2, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca kurulan 1 ay 20 gün hapis cezası ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizlerin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıkların ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II - Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.06.2019 tarihli ve 2019/1255 Esas, 2019/1304 Karar sayılı hırsızlık suçundan verilen kararın, sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluğunda verilen ve 17.07.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 18.07.2019 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, III- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, diğer sanığın savunmasında "motoru Muhammet çalmış, ben Abdullah ile birlikteydim, alkol alıyorduk, biz başka bir arabayla geziyorduk, Muhammet bize motor çalınacağını söylemedi" ifadelerini kullandığına, hem yerel mahkemenin hem de bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin gerekçesinde bu ifadelere değinilmediğine, müvekkilinin söz konusu malı çalmış olması halinde dahi kullanıp bıraktığına, bu sebeple 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kullanma hırsızlığı başlıklı 146. maddesi uygulanarak cezada indirim yapılması gerektiğine, 31.12.2018 tarihli CD inceleme bilirkişi raporunda müvekkilinin görüntüleri hakkında "benzerlik" ifadesinin kullanıldığına, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca "benzerlik" ifadesinin kullanıldığı bilirkişi raporuna dayanarak ceza verilmiş olmasının usul ve esasa aykırı olduğuna, Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olmak zorunda olduğuna, Bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun niçin reddedildiğinin somut ve açık bir şekilde gerekçelendirilmediğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Sanık hakkında şikâyetçiye yönelik eylemi sebebiyle kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf isteminin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, IV- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunduğundan, Başkaca yönleri incelenmeyen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.06.2019 tarihli ve 2019/1255 Esas, 2019/1304 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Gebze 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.