Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/18186 E. 2026/10942 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/18186
- Karar No
- 2026/10942
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/935 E., 2022/1755 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret
Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından tayin olunan cezaların kesin olması nedeniyle temyiz kabiliyeti bulunmadığından bahisle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafiinin bu suçlara ilişkin temyiz talebinin reddine 06.07.2022 tarihinde ek karar ile karar verildiği, ek kararın sanık ... müdafiine 25.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve sanık müdafiinin ek karara yönelik temyiz isteminde bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenlerinin ise kapsam itibariyle sanıklar hakkında kurulan hırsızlık suçuna ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
I-Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen;“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin; "Katılanın kısmî iadeye rıza göstermesine rağmen tanık ...'nın İBAN numarasını bildireceğine dair beyanları dikkate alınıp Tanık ... yönünden gerekli araştırmalar yapılarak sanıklara etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmaları için gerekli imkân ve makul sürenin sağlanmadığına ve bölge adliye mahkemesince verilen bozma kararı tam olarak yerine getirilmeden sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın hüküm verildiğine", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; "Katılanın beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulduğuna, daha önce gerçekleşen hırsızlık eylemlerinin ispata muhtaç olduğuna, nitelikli hırsızlık suçunun unsurlarının gerçekleşmediğine, çalınan malların değerinin katılanın iddia ettiği gibi o kadar yüksek meblağ olmadığına ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; "Sanığın samimi beyanları dikkate alınmadan orantısız cezaya hükmolunduğuna, meydana gelen zararın objektif olarak belirlenmediğine ve bu durumunda eksik inceleme ve araştırmayla hatalı hükümler kurulmasına sebebiyet verdiğine, sanık hakkında TCK 62. ve 145. madde hükümleri ile şüpheden sanık yararlanır ilkesinin tatbik edilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1)Sanık ... yönünden yapılan incelemede, Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, 2)Sanık ... yönünden yapılan incelemede,
Sanığın tekerrüre esas alınan Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.08.2020 tarihli ve 2020/601 Esas, 2020/286 Karar sayılı ilâmından dolayı mükerrir olduğu belirtilmiş ise de, UYAP üzerinden yapılan incelemede 18.03.2024 tarihli ek karar ile ilgili ilâmın infazının durdurulmasına karar verildiği ve anılan hükmün tekerrüre esas alınamayacağı; sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınacak başkaca bir ilâmın da bulunmadığının anlaşılması karşısında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkarılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303/1. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümden tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olan kısmın çıkartılması suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.