Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/17945 E. 2025/20510 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17945
- Karar No
- 2025/20510
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/125 E., 2022/1339 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
I- Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ise İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararı somut delillere dayanmadığından, eksik ve hatalı olduğundan dolayı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, beraat etmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise, istinaf ilâmında şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca diğer dosya sanığı ............'ın üzerine atılı tüm suçlardan beraatine karar verilir iken, dosyada mevcut delil durumu itibari ile aralarında bir fark bulunmayan sanık yönünden mahkûmiyet kararı verilmesi ise açıkça çelişkili olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ...'a son sözü sorulduktan sonra sanık ... müdafiine söz hakkı verilmek suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 216/3. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.