Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/16567 E. 2025/19244 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16567
- Karar No
- 2025/19244
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1819 E., 2022/2090 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER:İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında alınan raporun yetersiz olduğuna, eksik incelemeyle mahkûmiyet kararı verildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; 1-Dosya kapsamında sanık hakkında...Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 12.10.2020 tarihli tek hekim raporunda, ''Şahsın hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine sahip olduğu, ancak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azaldığının belirtildiği, yine sanık hakkında atılı suçla ilgili olarak ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin 25.11.2020 tarihli sağlık kurulu raporunda ise, ''sanığın işlediği suça yönelik ceza sorumluluğunun tam olduğuna''dair görüş bildirildiğinin anlaşılması karşısında; suç tarihinde sanığın işlediği iddia edilen suçların hukuki anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğini azaltacak derecede akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığı bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas dairesinden rapor alınarak, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Sanık hakkında katılan ...'ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; dosya içerisinde mevcut olan 09.10.2020 tarihli Kamera Görüntüsü İzleme ve Resimleme Tutanağına göre, sanığın eylemini saat 19:48’de gerçekleştirdiğinin anlaşılması ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, 09.10.2020’de gece vaktinin saat 19:11'de başladığı, dolayısıyla suçun gece vakti sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, 3- Sanık hakkında katılan ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; sanık ve katılanın olay saatini 19.00-20.00 sıraları olarak beyan etmeleri, suça konu olayın meydana geldiği saatin kesin olarak tespit edilememesi, olay tarihinde gece vaktinin saat 19.11'de başlaması karşısında suça konu olayın gece vakti gerçekleştiği hususunda şüpheden uzak ve kesin bir delil elde edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık suçunun sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve suçun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca...1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.