Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/15794 E. 2025/18555 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15794
- Karar No
- 2025/18555
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/775 E., 2022/276 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfında hataya düşüldüğüne, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına ve teşdit uygulamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Katılanların işçi olarak çalıştığı fabrikanın soyunma odasında bulunan ve çoğu kilitli olan şahsi dolaplarından farklı miktarlarda para, telefon, çanta ve özel eşyaların çalınması şeklinde gerçekleşen olayda, dolapların farklı kişilerin kullanımında olduğunu bilebilecek durumda olan sanığın, her bir katılana karşı işlediği hırsızlık suçundan ayrı ayrı cezalandırılması yerine 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla kurulan hüküm hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN TEBLİĞNAME'YE UYGUN OLARAK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı oy) KARŞI OY
KÜTAŞ TARIM isimli iş yerinde taşeron firmanın çalışanı olarak çalışan sanığın, iş yerinde çalışanların soyunma odası olarak kullandığı odadan müştekilerin eşyalarını iddianamede dava konusu yapılan, ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de suçun işleniş şekli sübutunda farklı bir düşünce olmayan dairemizce de sübutu ve işleniş şekli aynen kabul edilen olay anlatımlarına göre;
1- Müşteki ...'nın 29.06.2018 tarihli ifadesinde özetle; iş yerinde şahsi eşyalarını bırakmak için kullandığı dolabın kanırtılarak açıldığını gördüğünü ve dolapta bulunan 250 TL nakit para, Iphone 6S marka telefon ile içerisinde takılı bulunan adına kayıtlı 05...67 numaralı telefon hattının yerinde olmadığını gördüğünü, şüpheliyi daha önce bir kaç kez soyunma odalarında gezinirken gördüğünü belirterek şikâyetçi olduğunu beyan ettiği, 2- Müşteki ...'ın 29.06.2018 tarihli ifadesinde özetle; iş yerinde şahsi eşyalarını bırakmak için kullandığı dolabın kanırtılarak açıldığını gördüğünü ve dolapta bulunan 100 TL nakit para ile cüzdanının yerinde olmadığını gördüğünü belirterek şikâyetçi olduğunu beyan ettiği, 3- Müşteki ...'ın 29.06.2018 tarihli ifadesinde özetle; iş yerinde şahsi eşyalarını bırakmak için kullandığı dolabın kanırtılarak açıldığını gördüğünü ve dolapta bulunan 10 TL nakit para ile çantasının yerinde olmadığını gördüğünü belirterek şikâyetçi olduğunu beyan ettiği, 4- Müşteki ...'ın 29.06.2018 tarihli ifadesinde özetle; iş yerinde şahsi eşyalarını bırakmak için kullandığı dolabın kanırtılarak açıldığını gördüğünü ve dolapta bulunan çantasının ve içindeki kartlarının yerinde olmadığını gördüğünü belirterek şikâyetçi olduğunu beyan ettiği, 5- Müşteki ...'in 29.06.2018 tarihli ifadesinde özetle; iş yerinde şahsi eşyalarını bırakmak için kullandığı dolabın kanırtılarak açıldığını gördüğünü ve dolapta bulunan 800 TL nakit para ile cüzdanının yerinde olmadığını gördüğünü belirterek şikâyetçi olduğunu beyan ettiği, 6- Müşteki ...'ın 29.06.2018 tarihli ifadesinde özetle; iş yerinde şahsi eşyalarını bırakmak için kullandığı dolabın kanırtılarak açıldığını gördüğünü ve dolapta bulunan 50 TL nakit para ile cüzdanının yerinde olmadığını gördüğünü belirterek şikâyetçi olduğunu beyan ettiği, 7- Müşteki ...'ın 29.06.2018 tarihli ifadesinde özetle; iş yerinde şahsi eşyalarını bırakmak için kullandığı dolabın kanırtılarak açıldığını gördüğünü ve dolapta bulunan 50 TL nakit para, Asus Marka cep telefonu ile içerisinde takılı 05...15 numaralı hattın ve çantasının yerinde olmadığını gördüğünü belirterek şikâyetçi olduğunu beyan ettiği, 8- Müşteki ...'in 29.06.2018 tarihli ifadesinde özetle; iş yerinde şahsi eşyalarını bırakmak için kullandığı dolabın kanırtılarak açıldığını gördüğünü ve dolapta bulunan 40 TL nakit para, cep telefonu ile içerisinde takılı 05...12 numaralı hattın ve çantasının yerinde olmadığını gördüğünü belirterek şikâyetçi olduğunu beyan ettiği, 9- Müşteki ...'nun 29.06.2018 tarihli ifadesinde özetle; iş yerinde şahsi eşyalarını bırakmak için kullandığı dolabın kanırtılarak açıldığını gördüğünü ve dolapta bulunan 200 TL nakit para, Samsung A7 Marka cep telefonu ile içerisinde takılı 05...16 numaralı hattın ve çantasının yerinde olmadığını gördüğünü belirterek şikâyetçi olduğunu beyan ettiği şeklindedir. Eylemlerin nitelenmesinde de çoğunluk ile aynı düşüncedeyiz. Sanık, mağdur sayısınca hırsızlık suçunu işlemiştir. Ancak iddianame, ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi bu eylemleri TCK 43/2. kapsamında zincirleme suça konu eylemler olarak kabul etmiştir. Dairemiz oy birliği ile mağdur sayısınca hırsızlık suçunun işlendiğini kabul etmektedir.
Fakat Sayın çoğunluk bu hususu aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmadığı eleştirisi yaparak onamıştır. Farklı düşüncemiz; Dairemizce de oy birliği ile kabul edildiği şekilde sanığın mağdur sayısınca hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi, ancak aleyhe istinaf ve temyiz olmaması sebebiyle kazanılmış hakkının CMK 307/son gereği korunmasına şeklinde karar verilmesi gerektiğine ilişkindir; Karşı oyumuzun iki ayrı sebebi vardır; 1- TCK 43/2 eleştirisi yapılmak suretiyle onandığı taktirde sanığın adli sicil kaydına sadece mevcut uygulama gereği "TCK 142/2-h, TCK 43/2, 62, 53, 58 maddeleri gereğince 5 yıl 2 ay 15 gün Hapis Cezası" şeklindeki ceza kesinleşme şerhine konu olacak, ceza fişi ve adli sicil kaydında sadece bu hüküm görünecektir. Ancak aleyhe temyiz olmadığı için bu husus kazanılmış hakka konu ve infazda gözetilecek bir ceza miktarıdır. Dairemizce de oy birliği ile kabul edildiği şekilde sanık 9 kişi olan mağdur sayısınca hırsızlık suçunu işlemiştir, bu kabule göre 9 ayrı mahkûmiyet hükmü tesisi gereklidir, Fakat karar eleştiri şeklinde olunca bu husus sadece bir varsayımdan ibaret kalacaktır. 2-Sanığın derecatta sabit görülen eyleminin sübutunda farklı kabul olmayıp nitelemesinin ne olduğu dairemiz kararıyla belirsiz hale gelecektir. Dairemiz çoğunluğu mağdur sayısınca suç olacağı konusunu eleştiri sebebi yaptığında Bölge Adliye Mahkemesinin direnme hakkını elinden almış olacaktır, böylece bu tarz eylemin niteliği CMK sistematiğine göre netleşmeyecektir. Karşı oyumuzda belirtildiği gibi kazanılmış hakkın saklı tutulması yoluyla bozma kararı verilmesi halinde CMK sistematiği işleyecek, direnme kararı verilebilmesi mümkün olacak, direnme hakkı korunacak, bu eylemin mağdur sayısınca mı, TCK 43/2 kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiği derecatta karara bağlanabilecektir. 3- Ayrıca bu haliyle bu husus klasik eleştiri sebebi yapılabilecek hallerden biri değildir. Kazanılmış hak korunarak bozma kararı verilmesi gereken hallerden biridir. Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığınca da itiraz konusu yapılması mümkün (bize göre gerekli) hallerden biridir. Çünkü mahkemenin direnme yetkisi olmadığı, karar onandığı için maddi vakıanın nitelenmesinin nasıl olması gerektiği kesinleşmemiştir. Suç niteliğine ilişkin hallerde eleştiri yapılamayacağı hususu da CGK'nun kararlarında istikrarla kabul ve ifade ettiği bir husustur. Açıkladığımız sebeplerle dairemiz Sayın çoğunluğunun kararına katılmadığımı saygıyla arz ederim.16.10.2025