Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/15243 E. 2024/16749 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15243
- Karar No
- 2024/16749
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/577 E., 2023/42 K. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuğun ...Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 04.11.2015 tarihli raporunda kemik yaşının 19 yaş ile uyumlu olduğunun kabul edildiği anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğun yaşının tespiti bakımından gerekirse çekilen film ve kemik grafileri eklenerek Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden bilirkişi raporu aldırılması, suça sürüklenen çocuğun gerçek yaşının tespit edilmesi, 5271 sayılı Kanun'un 218/2. maddesi uyarınca 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36/1-a maddesinde belirtildiği üzere, nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memurunun kamu davasına katılımının sağlanması ve hükümlünün nüfus kaydında yaş tashihine engel bir hâl bulunup bulunmadığının araştırılmasından sonra, yaş düzeltimi ile ilgili bir karar verilmesi ve sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme yazılı şekilde karar verilmesi Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.