Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/14303 E. 2025/1577 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/14303
Karar No
2025/1577
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1005 E., 2023/30 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1- Hükmün aleyhe bozulması hâlinde, davaya yeniden bakacak mahkemece, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesi gereğince sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup, bu zorunluluk 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun'un 307/2. maddesinde de aynı şekilde benimsenmiştir. Anılan bu yasa hükümleri uyarınca sanığa, bozma ilâmında belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır. Bu yasa hükümleri, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayanmakta olup, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır. İnceleme konusu somut olayda, yerel mahkemece bozma ilâmından sonra sanık adına duruşma gününü bildirir Yargıtay bozma ilâmı ekli davetiye çıkarıldığı, ancak sanığın bozma sonrası yapılan hiçbir duruşmaya katılmadığı, sanığın bozmaya karşı beyanları alınmadan 10.01.2023 tarihli duruşmada bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği anlaşılmakla; sanığın bulunmadığı oturumda aleyhe bozma kararına karşı diyecekleri saptanmadan bozma ilâmına uyulmasına karar verildikten sonra yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326/2-f maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, 2- Kabule göre; Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.09.2022 tarih, 2021/15645 Esas, 2022/11553 Karar sayılı ilâmında, sanığın eyleminin TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan bahisle atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine kararı verilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına kararı verilmiş ise de; 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinin 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve suç tarihinin 07.08.2014 olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın hırsızlık eylemine ilişkin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesi ile hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte olmayan aynı Kanun'un 142/1-b maddesi ile hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/14303, K. 2025/1577, T. 22.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-14303-e-2025-1577-k-f8d6f2960cc8