Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/14128 E. 2024/16860 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14128
- Karar No
- 2024/16860
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/431 E, 2023/119 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibari ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesi gereğince hüküm kurulurken aynı Kanun'un 50. maddesinin 2. fıkrasındaki “Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği” şeklinde düzenlemeye rağmen somut olayda seçenek yaptırımlardan hapis cezasına hükmedildiği halde TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından, yine hükmün gerekçe kısmında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulandığı belirtilmiş ise de, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında sanık hakkında doğru uygulama ile 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapıldığı anlaşılmakla anılan husus bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Önceki hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği yargılama giderinin sanığa yükleneceğine ilişkin kısmın hükümden çıkarılması ile yerine "Bozma öncesi yapılan 43,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Hazineye gelir kaydına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.