Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/13932 E. 2024/7550 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13932
Karar No
2024/7550
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, temyiz isteminin reddi Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, 2- Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmemesi gerektiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 144/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğuna, sanığın cezasından değer azlığı nedeniyle aynı Kanun'un 145. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik -ancak aynı Kanun'un 289. maddesinin birinci fıkrası ve birici fıkrasının (h) bendindeki düzenlemeler ile hukuka kesin aykırılık hallerinin var sayıldığı durumlarda temyiz dilekçesi veya beyanında bu husus gösterilmiş olmasa dahi Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.05.2020 tarihli ve 2019/20-358 Esas, 2020/197 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği gibi hiçbir temyiz nedeni içermediği tespit edilen bir temyiz başvurusu bakımından 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde yer alan hukuka kesin aykırılık hallerinin kendiliğinden gözetilemeyeceği, ancak bir temyiz nedeninin varlığı hâlinde mutlak hukuka aykırılık hâlleri kapsamında temyiz incelemesi yapılabileceğinden hukuka kesin aykırılık sebebiyle hükmün bozulacağı hususu da nazara alınarak- yapılan incelemede; Sanığın katılana yönelik 23.03.2020 tarihli eylemi nedeniyle 24.06.2020 tarihli iddianamenin düzenlendiği ve Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/293 Esas sayılı dosyasında bu dava görülür iken, 04.01.2021 tarihli birleştirme kararı verilerek, dosyanın Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin sanığın katılana yönelik 11.04.2020 tarihli eyleminden dolayı açılan incelemeye konu 2020/319 Esas sayılı dosyasında birleştiği, sanığın katılana yönelik 03.04.2020 tarihli eylemi nedeniyle 04.06.2020 tarihli iddianamenin düzenlendiği ve Denizli 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/394 Esas sayılı dosyasında bu dava görülür iken 30.03.2021 tarihli birleştirme kararı verilerek, dosyanın aynı şekilde Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/319 Esas sayılı dosyasında birleştiği, Denizli 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/394 Esas sayılı dosyasında sanığın savunmasının 23.12.2020 tarihinde alındığı ve bu dosyanın birleştiği Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/319 Esas sayılı dosyasında da aynı şekilde sanığın savunmasının 23.12.2020 tarihinde alındığı ve daha sonra Denizli 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/394 Esas sayılı dosyası bakımından belirtildiği şekilde 30.03.2021 tarihli birleştirme kararının verildiği ve sanığın bu dosya bakımından müdafisiz alınan savunması dışında başkaca bir savunmasının alınmadığı belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığın katılana yönelik 03.04.2020 tarihli eylemi nedeniyle 04.06.2020 tarihli iddianamenin düzenlendiği ve Denizli 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/394 Esas sayılı dosyasında bu dava görülür iken 30.03.2021 tarihli birleştirme kararı verilerek incelemeye konu Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/319 Esas sayılı dosyasında birleşen eylemi nedeniyle sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca birleştirme kararından önce 23.12.2020 tarihinde alınan sanığın savunmasının müdafi ile birlikte alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/13932, K. 2024/7550, T. 13.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-13932-e-2024-7550-k-59c8887869a3