Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/13842 E. 2025/10588 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13842
- Karar No
- 2025/10588
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3313 E., 2022/309 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, İlk Derece Mahkemesinin kararları kaldırılarak yeni hükümlerin tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, temyizisteminin reddi İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2017/719 Esas, 2019/334 Karar sayılı dosyasında sanık ... hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca verilen 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasına, aynı Kanun'un 116/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca verilen 6 ay 7 gün hapis cezasına, 6136 sayılı Kanun'un 15/1 ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri uyarınca verilen 5 ay hapis ve 20 gün adlî para cezasına; suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1, 43/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca verilen 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına, aynı Kanun'un 116/1, 43/1, 31/3, 62., 50. ve 52. maddeleri uyarınca verilen 2.500,00 TL adlî para cezasına yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 08.06.2020 tarihli ve 2019/2315 Esas, 2020/1028 Karar sayılı kararı ile özetle, "..açıklık kuralının ihlâl edilmesi, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 116/4 maddesinin yanı sıra aynı Kanun'un 119/1-c maddesinin de uygulama yeri bulunup bulunmadığının tartışılmaması, suça konu incirlerin çalındığı sırada yerinin tam olarak tespiti ile suç vasfının tayininin gerekmesine karşın bu yönde işlem tesis edilmemesi, sanığa müdafi tayininde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31/2 maddesinin uygulanmasının istenmesine karşın ek savunma hakkı tanınmaksızın aynı Kanun'un 31/3 maddesinin uygulanması..." nedenleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, zira her ne kadar 5271 sayılı Kanun'un 289 ve 280. maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de, bozma nedenleri olarak gösterilen hukuka aykırılıkların bu maddeler kapsamına girmediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 08.06.2020 tarihli ve 2019/2315 Esas, 2020/1028 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli ve 2020/454 Esas, 2021/601 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.