Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/12144 E. 2025/15501 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/12144
- Karar No
- 2025/15501
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2949 E., 2021/3286 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.12.2021 tarihli ve 2021/2949 Esas, 2021/3286 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, Sakarya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2020/17 Esas, 2021/213 Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca kurulan 10 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, maddi ve manevi unsurları oluşmayan atılı suç bakımından müvekkili aleyhinde ceza tesisinin haksız ve hukuka aykırı olduğuna, dosya içerisinde toplanan delillerin, soruşturma aşamasında yer alan şüpheyi gidermeye yetmediğine, tanık ...'nin teşhiste müvekkilinin yüzünün gözükmediğini belirttiğine, sanığın teşhisini emniyet mensupları arasında kurulan bir ... grubunda paylaşıldığını ve buradan teşhisi diğer polis arkadaşlarının da teyit ettiğini söylediğine, yapılan teşhiş işleminin dosya içerisinde yer alan mevcut şüpheyi giderebilecek derecede olmadığına, sanığın daha öncesinde benzer veya aynı suçlardan sabıkası olmasının gerekçe gösterildiğine, diğer tanık ...'nun da olay günü gördüğü kişilerin maske takmış olmaları sebebiyle yüzlerini görmediğini belirttiğine, bu haliyle mevcut delillerin cezalandırmaya yeterli ve somut nitelikte olmadığına, müvekkilinin aynı suçtan sabıkasının olmasının tek başına cezalandırmaya yetecek bir delil olamayacağına, bu haliyle evrensel ilke olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilmeden sanık hakkında cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ayrıca yerel mahkeme tarafından yapılan yargılamada TCK'nın 62/1. maddesindeki takdiri indirimin uygulanmadığına, takdiri indirim uygulanmama sebeplerinin tek tek somut olarak gerekçelendirilmeden verilen kararın usul ve yasaya açıkça aykırı olduğuna, yargılama boyunca sanığın mahkemedeki tutum ve davranışlarında herhangi bir olumsuzluğun da bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak, Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2018 tarihli ve 2017/624 Esas, 2018/260 Karar sayılı ilâmında, birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 303/1. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında .. 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2018 tarihli ve 2017/624 Esas, 2018/260 Karar sayılı ilâmındaki hırsızlık suçundan verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan .. Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca .. 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.