Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/12086 E. 2024/17233 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/12086
- Karar No
- 2024/17233
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/373 E., 2022/796 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli SUÇLAR TARİHİ : 08.04.2015 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I)Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Tüm dosya kapsamından şikâyetçinin işyerine 08.04.2015 tarihinde saat 23.00 sıralarında girildiği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine ve yaz saati uygulamasına göre suç tarihinde gece vaktinin saat 19.10’da başladığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2012 tarihli ve 2012/48 Esas, 2012/296 Karar sayılı 11.09.2012 tarihinde kesinleşen ilâmında üç ayrı suçtan hükümlülük kararı bulunduğu anlaşılmakla; 5275 sayılı Yasa'nın 108/2. maddesi gözetilerek, sanık hakkında en ağır cezaya ilişkin olan ve 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi uyarınca hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasına diar hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine " Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2012 tarihli ve 2012/48 Esas, 2012/296 Karar sayılı ilâmında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi gereğince hükmolunan erteli 2 yıl 1 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması" ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II) Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile sanık ...'ün temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1) Sanıkların, şikâyetçinin işyerinden 30,00 TL çaldıklarının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2) Sanık ... hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2012 tarihli ve 2012/48 Esas, 2012/296 Karar sayılı 11.09.2012 tarihinde kesinleşen ilâmında üç ayrı suçtan hükümlülük kararı bulunduğu anlaşılmakla; 5275 sayılı Yasa'nın 108/2. maddesi gözetilerek, sanık hakkında en ağır cezaya ilişkin olan ve 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi uyarınca hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasına diar hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ile sanık ...'ün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.