Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/106 E. 2023/3523 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/106
Karar No
2023/3523
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3133 E., 2022/1788 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında ilk derece mahkemesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin sanık ... müdafîî, suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ... Uçakdağ tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından mahkûmiyet kararları kaldırılarak sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verildiği anlaşılmakla her iki suçtan kurulan hükümlerinin tamamının temyizi kâbil olduğu belirlenmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.09.2019 tarihli ve 2019/2575 Esas No'lu iddianamesi ile sanıklar hakkında, katılanların ikâmetinden toplam 16.000,00 TL değerinde altın ziynet eşyaları çalmaları şeklindeki eylemleri nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 116/1, 119/1-c, 53/1 ve 58. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi; Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.11.2018 tarihli ve 2018/3463 Esas No'lu iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında, katılanların ikametinden sanıklar ile birlikte gerçekleştirdiği hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 116/1, 119/1-c ve 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davaları açılmıştır. 2. Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2019/130 Esas, 2021/226 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 62, 116/1, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 5 yıl hapis ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve aynı Kanun'un 58. maddesi gereği cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; suça sürüklenen çocuk hakkında da hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 31/3, 62, 116/1, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 3 yıl 4 ay hapis ve 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2021/3133 Esas, 2022/1788 Karar sayılı kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafiinin, suça sürüklenen çocuk ...'ın ve sanık ... Uçakdağ'ın istinaf başvuruları üzerine, dosya kapsamında sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını işlediklerine dair mahkûmiyetlerine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca hükümlerin bozulmasına, ancak bu aykırılık yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca sanıklar ..., ...Uçakdağ ve suça sürüklenen çocuk ...'ın üzerlerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmek suretiyle, hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz talebi, aşamalarda birbirleri ile çelişkili olan, Düzce ile herhangi bir bağlantıları bulunmayan suçu meslek haline getirmiş olan sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun her aşamada farklı beyanlarda bulundukları, sanıklardan ...'nin Düzce iline hiç gitmediğini söylemesine rağmen binanın alt katında bulunan market kamera görüntülerinde bu suç tarihinde sanıklar ve suça sürüklenen çocuk ile birlikte hırsızlığın meydana geldiği binada bulunduğunun tespit edildiği, kaldı ki iştirakçisi olan Zeynep'in beyanında, binaya girdiklerini ...'yi tanımadıklarını ancak neden yanlarında bulunduğunu da bilemediğini, müştekiye ait binaya girdiklerini, kiralık ev aradıklarını ancak muhatap oldukları kadının kendisinde, kiralık dairenin anahtarının bulunmadığını söylemesi üzerine dışarıya çıktıklarını belirttiği, ...'nin bu beyanının hem ...hem de suça sürüklenen çocuk ...'in beyanlarını yalanladığı, yine kamera görüntülerine göre içeride 35 dakika kadar kaldıklarının tespit edilmesi karşısında Zeynep'in bahsettiği olayların gerçekleşmiş olabileceği süreden bu 35 dakikanın çok uzun olması nedeni ile suçu inkara yönelik beyanda bulunduğunun açıkça anlaşıldığı, suça sürüklenen çocuk ...'in de ...'yi ve Zeynep'i tanımadığını, Düzce'ye hiç gitmediğini soruşturma aşamasında söylemesine rağmen mahkemede kiralık ev bakmak için gitmiş olabileceklerini belirterek çelişkili suçu inkara yönelik savunmada bulunduğu, bu şekilde tüm dosya kapsamına göre, Düzce ili ile hiçbir ilgileri bulunmayan değişik illerden bir araya gelmiş, hırsızlığı meslek haline getirmiş, suç tarihinde de hırsızlığın meydana geldiği binaya girdikleri sabit olan ve çelişkili beyanlarda bulunan suça sürüklenen çocuk ve sanıkların, olay mahallinde sırf parmak izi veya tanık beyanı bulunmaması nedeni ile beraatlerine karar verilmesi hususunun usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Katılanın olay tarihinde evinde meydana gelen hırsızlık olayı ile alakalı yapılan araştırmalar neticesinde hırsızlık olayının meydana geldiği ikametin çevresinden temin edilen kamera görüntülerinin incelenmesinde, 01.06.2018 günü saat 16.00 sıralarında katılanlara ait eve birlikte girip, evden yatak odasında bulunan dolabı karıştırarak komidinin gizli bölmesinde kolye, bileklik, küpe vb altın ziynet eşyalarından oluşan toplam 16.000,00 TL değerinde mücevheratı aldıkları, olay tarihinde meydana gelen hırsızlık olayının soruşturma sırasında; aynı sanıkların suça sürüklenen çocuk ile birlikte katılanların kapalı ancak kilitli olmayan daire kapısının kapı dilini düşürmek suretiyle içeri girip, hırsızlık yaptıkları anlaşılması üzerine yapılan kontrolde güvenlik kamera görüntülerine göre sanıkların birlikte ...isimli marketin önünden geldikleri, ikisinin yol kenarı kaldırım üzerinde beklemeye başladığı, güncelden 3 saat 40 dakika ileri olan kayıtlara göre 18:37:24'te üçünün biraraya geldiği, hırsızlık olayının meydana geldiği binanın ana giriş kapısına doğru giderek 18.37'de görüntüden çıktıkları, içlerinden birinin 35 dakika sonra D-100 Karayolu Öztürkler kavşağına doğru hızlı adımlarla gittiği, bundan 7 saniye sonra diğerlerinin çıktıkları, geriye doğru eşgal tespiti için yapılan çalışmada binanın alt katında bulunan ...marketinin güvenlik kamera görüntülerinde her üç bayanın birlikte hareket ederek markete girdikleri, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun inkara dayalı savunmalarının gerçeği yansıtmadığı ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, sanık ..., ...ve suça sürüklenen çocuk ...'in fikir ve eylem birliği içerisinde hırsızlık yapmak amacıyla olay tarihinde Düzce İline geldikleri, katılanlara ait ikamete daire kapısının dilini düşürmek suretiyle girerek katılana ait ziynet eşyalarını çaldıkları Yerel Mahkemece sabit görülerek ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk üzerlerine atılı suçlamaları inkâr etmişlerdir. 19.06.2018 tarihli Araştırma, CD İnceleme ve Kimlik Tespit Tutanağı dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun, katılanların evine (dairesine) girdiğini gösterir güvenlik kamera kayıtlarının bulunmaması, dosyadaki CD inceleme tutanağında eylemin sanıklar ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğine dair tespitin bulunmaması, görüntülerdeki kişilerin sanıklar ve suça sürüklenen çocuk olduğu kabul edilse dahi sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun katılanın evinin bulunduğu binanın yakınlarında olmalarının tek başına onların atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil kabul edilmeyeceği, yine olaya ilişkin tanık beyanları ile parmak izinin bulunamadığı, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki beyanlarında ısrarla katılanların evine girmediklerini beyan ettikleri, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun inkara yönelik savunmalarının aksinin kanıtlanamadığı ve dosya kapsamında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını işlediklerine dair mahkûmiyetlerine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedenleriyle, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile mahkûmiyetlerine karar verilmesinin isabetsiz görüldüğü anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Dosya kapsamına göre, katılanların ikametinde gerçekleşen hırsızlık olayına ilişkin olay yerinden herhangi bir delil elde edilemediğinin, çevrede yapılan araştırmalar neticesinde temin edilen güvenlik kamera görüntülerinde ise olay günü sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun hırsızlık olayının meydana geldiği binanın ana giriş kapısına doğru ilerlediklerinin ve akabinde görüntüden çıktıklarının belirlendiği, Düzce'de yaşamadığı anlaşılan sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun aşamalarda beyanları çelişkili ise de, ceza muhakemesinin amacının her somut olayda kanuna ve usulüne uygun olarak toplanan delillerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak olduğu gözetildiğinde apartmana dahi girdikleri kesin olmayan kamera görüntüleri esas alınarak sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine hükmedilmesinin hukûka ve hakkaniyete uygun olmayacağının anlaşılması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen beraat kararlarında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2021/3133 Esas, 2022/1788 Karar sayılı kararında Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/106, K. 2023/3523, T. 13.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-106-e-2023-3523-k-a3a8e010bb4a