Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/9576 E. 2025/7695 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9576
Karar No
2025/7695
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/308 E., 2020/152 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine, temyiz isteminin reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, onama I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 27.11.2020 tarihli ve 2020/308 Esas, 2020/152 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair 27.11.2020 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, malın değerinin azlığı nedeniyle sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararının verilmesine, orantılılık ilkesine aykırı şekilde karar verildiğine, olayın gece vakti gerçekleşmediği halde 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesi gereğince artırım yapılmasına, zincirleme suça ilişkin maddelerin uygulanmamasına, lehe hükümlerinin uygulanmamasına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Kolluk görevlilerince düzenlenen CD İzleme ve Çözümleme Tutanağı içeriğine göre sanığın şikâyetçilerin ikamet ettiği apartmana saat 04.45 'te girdiği suça konu mallarla saat 04.49'da çıkış yaptığının tespit edildiği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, suç tarihinde güneşin doğuş saatinin yaz saati uygulaması da dikkate alındığında saat 05.34 olduğu, gece vaktinin ise saat 04.34'te bittiğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun gündüz vakti sayılan zaman diliminde işlendiğinin kabulü gerektiğinden sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/9576, K. 2025/7695, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-9576-e-2025-7695-k-566d823371e4