Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/9569 E. 2023/3601 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9569
- Karar No
- 2023/3601
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/123 E., 2021/438 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.01.2015 tarihli ve 2015/1541 Esas nolu iddianamesi ile sanık hakkında şikayetçiye ait aracın yedek anahtarını ele geçirmek suretiyle aracı çalması eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d ve 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.İzmir 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli ve 2015/77 Esas, 2015/244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 3.Kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 03.12.2019 tarihli ve 2019/5887 Esas, 2019/15294 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58.maddesi uygulanırken ek savunmasının alınmaması, tekerrüre esas alınan ilamından daha ağır ilamı bulunmasına rağmen daha az cezayı gerektiren ilamın tekerrür uygulamasına esas alınması, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin değiştirilmiş olması ve anılan Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddesindeki düzenleme karşısında; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılmadan hüküm kurulması sebepleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma ilamına uyan İzmir 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/123 Esas, 2021/438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz talebi, kararı temyiz etme isteğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın komşusu olan şikayetçi Hikmet'e ait aracın yedek anahtarını tespit edilemeyen bir şekilde ele geçirerek park halinde bulunduğu yerden aldığı, o sırada aracın götürüldüğünü fark eden şikayetçi Hikmet'in oğlu ve aracı fiilen kullanan Taner'in sokağa çıkarak aracı durdurmaya çalıştığı, sanığın seslenilmesine rağmen durmayarak yoluna devam ettiği ve bu sırada aracı çarparak maddi hasar meydana getirdiği, ilk yargılama aşamasında sanığın ceza ehliyetinin tespiti yönünden Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden 04.05.2015 günlü 4075 sayılı rapor aldırıldığı, buna göre sanığın ceza ehliyetinin tam olduğunun tespit edildiği, her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de, araç sahibi şikayetçi Hikmet ile aracı kullanan şikayetçinin oğlu Taner'in beyanlarından sanığın onlardan herhangi birisinin bilgisi olmadan bir şekilde ele geçirdiği anahtar ile aracı yine onların bilgisi olmaksızın park halinde bulunduğu yerden hırsızladığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 2.Sanık hakkında Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 03.12.2019 tarihli ve 2019/5887 Esas, 2019/15294 Karar sayılı bozma ilamında belirtildiği şekilde tekerrüre esas en ağır ilam niteliğinde olan İzmir 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 12/04/2013 yerine getirme tarihli 2010/847 Esas ve 2010/718 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1-2-6. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası bulunmasına rağmen mahkemece İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 11/06/2012 kesinleşme tarihli 2012/538 Esas ve 2012/838 Karar sayılı ilamı ile aynı Kanun'un 191/1, 51. maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına karar verilmesinin bozma sebepleri arasında belirtilmiş ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine göre, infaz aşamasında koşullu salıverilme süresine eklenecek miktar bakımından bozma öncesi verilen kararda uygulanan İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 11/06/2012 kesinleşme tarihli 2012/538 Esas ve 2012/838 Karar sayılı ilâmı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 51. maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis cezasının esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur, ancak bu aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/123 Esas, 2021/438 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki tekerrüre ilişkin bölüme “1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesine göre koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, önceki hükümde gösterilen İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.06.2012 kesinleşme tarihli, 2012/538 Esas ve 2012/838 Karar sayılı ilâmı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 51. maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.