Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/905 E. 2023/1696 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/905
Karar No
2023/1696
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/668 E., 2019/1906 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.03.2018 tarihli ve 2017/186560 Soruşturma numaralı iddianame ile; "katılanın evine eşya taşınması amacıyla temyiz dışı ... ile anlaştığı, ...'in de eşya taşınmasına adam bulması amacıyla sanık ... ile anlaştığı, olay tarihinde sanıkların eşya taşımak amacıyla katılanın ikametine gitttikleri, katılanın yükleme esnasında piyasa değeri yaklaşık 500.000,00 TL olan ziynet eşyasının bulunduğu kasayı ... plaka sayılı aracına yüklediği, taşıma işlemi bittikten sonra katılan aracını kontrol ettiğinde kasanın yerinde olmadığı fark ettiği" iddiasıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1. maddesi delâletiyle aynı Kanun'un 142/2-h, 53 ve 63. maddeleri gereğince hırsızlık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2018 tarihli ve 2018/265 Esas, 2018/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.07.2019 tarihli ve 2019/668 Esas, 2019/1906 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; "dosya kapsamındaki deliller itibariyle sanığın üzerine atılı suçun oluşmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ... ve arkadaşlarının mağdurun evden eve nakliyat işi için hakkında beraat kararı verilen ... aracılığı ile olay yerine geldikleri, taşıma işi sırasında buldukları yedek anahtar ile mağdurun kilitli olan aracının bagajında bulunan ve içinde yaklaşık 500.000,00 TL değerinde ziynet eşyası bulunan kasaları çaldıkları ve bu şekilde eylemi tamamladıktan sonra 2 adet bilezik ve bir adet yüzüğü sanık ...'un bayan arkadaşı olan ve hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkûmiyet kararı verilen diğer sanık ...'ya verdiği, sanık ...'nın da mağdurun diğer sanık ...'dan ele geçirdiği telefonunu arayarak çalıntı eşyaları kendisine para karşılığında iade edebileceğini beyan ettiği, mağdur ve polisler ile buluştuğu, mağdurun evinden çalınan bir adet yüzük ile 2 adet bileziğin kafede yapılan aramada ortaya çıktığı, bu itibarla tüm dosya kapsamından ...'un şikâyetçinin kilit altındaki araba bagajında bulunan kasayı ve içindeki ziynet eşyalarını çaldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık aşamalarda, atılı suçu kendisinin işlemediğini, ... ve akrabalarının suçlu olduğunu beyanla inkâr içeren savunmada bulunmuştur. 3. Temyiz dışı sanık ... aşamalarda; üzerine atılı hırsızlık suçunu işlemediğini, sanık ...'nin kendisine iki bilezik ve bir yüzüğü emaneten bıraktığını beyan eder biçimde savunmada bulunmuştur 4. Hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık ...'ın savunmasında; mağdurun evini ve eşyalarını taşımak üzere anlaştığını, kendisinin de evi taşımaya yardımcı olması için sanık ...'un kardeşi ...'i aradığını, onların da kendi kamyonları ile geleceklerini, kendisinin de kendi kamyonu ve oğlu ile gittiğini, eşyaları eski evden yeni eve taşıdıklarını, daha sonra evine gittiğinde akşam saatlerinde mağdurun kendisini arayarak aracındaki kasaların çalındığını söylediğini beyanla savunmada bulunmuştur. 5. Mağdur ... beyanında; olaydan önce bir arkadaşı ile çalışan ... ile ev taşıması konusunda anlaştığını, ev taşınacağı zaman sabah geldiklerinde kendisinin olmadığını, eşyalar taşınacağı için sabah kendisi gitmeden önce değerli ziynet eşyalarının bulunduğu iki tane kasayı arabanın bagajına koyup kilitlediğini, eşyalar taşınırken, taşıyan kişilerden bazılarının sonradan ailesinden öğrendiği kadarı ile paketlenmiş olan kutuları da açıp yeniden paketlediklerini öğrendiğini, yeni eve yerleştikten sonra akşam kasaların çalındığını öğrendiğini, sanık ... isimli şahsın nakliye için gelen şahıslardan biri olduğunu, hatta nakliye kamyonunu süren şahıs da bu şahsın olduğunu beyan etmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış ve ayrıca sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu halde, aynı Kanun'un 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması, her iki maddede öngörülen hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının aynı olması nedeniyle, sonuç cezada bir değişiklik meydana gelmediğinden bu husus eleştiri konusu yapılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık müdafii sanığın üzerine atılı suçun sübut bulmadığını belirtmiş ise de; mağdurun aşamalarda, olaydan önce evinin taşınacağını, ev taşınacağı sırada kendisinin evde olmadığını, gitmeden önce değerli ziynet eşyalarının bulunduğu iki adet kasayı arabasının bagajına koyup kilitlediğini, eşyalar taşınırken, taşıyan kişilerden bazılarının paketlenmiş olan kutuları da açıp yeniden paketlediklerini öğrendiğini, taşınması sırasında aracına ait yedek anahtarlar alınmak suretiyle aracından kasaların çalındığını yeni eve yerleştikten sonra akşam fark ettiğini, sanık ... isimli şahsın nakliye için gelen şahıslardan biri olduğunu, hatta nakliye kamyonunu süren şahsın da bu şahıs olduğunu beyan etmesi, hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkûmiyet kararı verilen temyiz dışı sanık ... sanık ...'nin kendisine iki bilezik ve bir yüzüğü emaneten bıraktığını beyan etmesi ve sanık ... ile buluşulan kafede yapılan aramada mağdura ait birkaç ziynet eşyasının ele geçirilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin suçun sübutuna ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.07.2019 tarihli ve 2019/668 Esas, 2019/1906 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/905, K. 2023/1696, T. 03.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-905-e-2023-1696-k-130320e7a7d1