Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/8528 E. 2025/5383 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8528
- Karar No
- 2025/5383
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2043 E., 2020/1129 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça konu ... ile ilgili mükerrer yargılama yapıldığına, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, mahkemece suçun vasıf ve mahiyeti yanlış belirtilerek müvekkili sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğine, olayın meydana geldiği yerin inşaat aşamasında olan herkesin serbestçe girebileceği ancak kilitlenmenin söz konusu olmadığı metruk bir bina olduğuna, dolayısıyla sevk maddesi olan TCK'nın 142/2-h maddesinin somut olaya uygulanma olanağının bulunmadığına, suça konu eylemin basit hırsızlık olarak nitelendirilebileceğine, eylemin gerçekleştiği gün olay henüz savcılığa bile intikal etmemişken müştekinin zararı, eşyanın aynen iadesi şeklinde karşılandığına, bu nedenle cezada indirim yapılması gerektiğine, ayrıca suça konu eşyanın değeri düşük olduğundan TCK'nın 145. maddesine göre ceza cezada indirim yapılmasının zorunlu olduğuna; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin verilen kararın usule ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkili hakkında tayin edilen cezanın somut olaya suçun işleniş şekline göre çok fazla olduğuna, ayrıca aynı suça ilişkin daha önce yargılama yapılıp, hüküm verildiğine, eylemin gerçekleştiği yerin inşaat aşamasında olan herkesin serbestçe girebileceği ancak kilitlenmenin söz konusu olmadığı metruk bir bina olduğuna, TCK'nın 142/2-h maddesinin somut olaya uygulanma olanağının bulunmadığına, bu nedenle suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suça konu eylemin basit hırsızlık olarak nitelendirilebileceğine, eylemin gerçekleştiği gün olay henüz savcılığa bile intikal etmemişken müştekinin zararı, eşyanın aynen iadesi şeklinde karşılandığına, bu nedenle cezada indirim yapılması gerektiğine, ayrıca suça konu eşyanın değeri düşük olduğundan TCK'nın 145. maddesine göre ceza cezada indirim yapılmasının zorunlu olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, iddianame ve ilk derece mahkemesi kararı ile sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Ankara 50. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.