Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/751 E. 2025/4922 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/751
Karar No
2025/4922
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3132 E., 2019/1708 K. SUÇLAR : Hırsızlık,iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II-Sanık hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında dosyaya konu işlediğine dair somut delil bulunmamasına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olacak şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145 ve 62. maddelerinin uygulanma koşulları oluştuğu hâlde uygulanmamasına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1- Sanık hakkında katılan ...'ya karşı hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; a- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gölbaşı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2015 tarihli ve 2014/251 Esas, 2015/79 Karar sayılı ilâmında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle hüküm kurulması, b- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlü koşullu salıverilmez." hükmü uyarınca hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanığın cezasının infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına Mahkemesince karar verilemeyeceği, bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4.maddesi uyarınca infaz hakiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri, bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA; bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına ve yerine " Gölbaşı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2015 tarihli ve 2014/251 Esas, 2015/79 Karar sayılı ilamındaki, Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesi uyarınca verilmiş 4 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına" karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2- Sanık hakkında katılan ...'e karşı hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; a- Kolluk görevlilerince düzenlenen tutanakların içeriklerine göre katılanın iş yerinden miktarını bilmediği bozuk para, eskiden kullanmış olmuş telefona ait boş telefon kutusunun, eski telefona ait fatura ve kulaklığının çalındığının belirtildiği, katılanın 22.12.2016 tarihli duruşmada olay nedeniyle 100,00 TL zararının oluştuğunu bildirmesi karşısında suça konu eşyaların suç tarihindeki ekonomik koşullara ve paranın satın alma gücüne göre değeri az kabul edilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi uygulanmayarak yazılı şekilde uygulama yapılması, Kabul ve uygulamaya görede; b- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gölbaşı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2015 tarihli ve 2014/251 Esas, 2015/79 Karar sayılı ilâmında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle hüküm kurulması, c- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlü koşullu salıverilmez." hükmü uyarınca hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanığın cezasının infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına Mahkemesince karar verilemeyeceği, bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4.maddesi uyarınca infaz hakiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.09.2019 tarihli ve 2018/3132 Esas, 2019/1708 Karar sayılı kararının, açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için takdiren Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/751, K. 2025/4922, T. 18.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-751-e-2025-4922-k-070327e1d0eb