Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/738 E. 2025/3948 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/738
Karar No
2025/3948
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3023 E., 2019/1142 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Hükmün kaldırılması, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I-Sanık ve müdafiinin konut dokunulmazlığının ihlâli suçuna yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.05.2019 tarihli ve 2018/3023 Esas, 2019/1142 Karar sayılı kararının sanık ile müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyetine karar verildiği, sanık ve müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, verilen bu kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesi uyarınca hüküm niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında; konusu bulunmayan karara yönelik sanık ile müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 298. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden temyiz istemlerinin incelenmesinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.05.2019 tarihli ve 2018/3023 Esas, 2019/1142 Karar sayılı kararının sanık ile müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, III-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ile müdafiinin temyiz istemlerinin, delil bulunmadığına, suçun sabit olmadığına, ağır tahrik olduğuna, çalınan hayvanların aynı gün geri bırakıldığı, zararın giderildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa atanan zorunlu müdafiinin karar duruşmasında hazır edilmesi gerektiği gözetilmeden, müdafiinin yokluğundan yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca ... 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/738, K. 2025/3948, T. 04.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-738-e-2025-3948-k-063e072bb892