Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/7074 E. 2023/8968 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7074
- Karar No
- 2023/8968
- Karar Tarihi
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/167 E., 2018/107 K. KATILANLAR : ..., ... ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme SUÇLARIN TARİHİ : İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2022 tarihli ve KYB - 2022/85942 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1-Tekerrür hükümlerinin uygulanmasına yönelik yapılan incelemede, 5237 sayılı Kanun’un 58/1-2. madde ve bentlerinde yer alan “(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, Somut olayda, sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Ordu Ulubey Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/1999 tarihli ve 1996/76 esas, 1999/49 sayılı kararının 21/05/1999 tarihinde kesinleştiği ve infazının yerine getirilme tarihinin 11/08/2003 olduğu, yargılama konusu suçun ise 5237 sayılı Kanun'un 58/2-b bendinde düzenlenen 3 yıllık süreden sonra 26/01/2011 tarihinde işlendiği, dolayısıyla anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede, Sanık hakkında farklı mağdurlara karşı işlediği atılı hırsızlık suçlarından hüküm kurulurken eylemin gece vakti işlenmesi nedeniyle suç tarihinden (26/01/2011) sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesi uyarınca cezaların 1/2 oranında artırıldığı, ancak suç tarihinin anılan değişiklikten önce olması nedeniyle sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesi ile uygulama yapılırken arttırım oranının en fazla 1/3 oranına kadar yapılabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde 1/2 oranında artırım yapılması suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayininde, 3- Mağdur Sezai Aydoğan'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede, A- Sanığın 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra yukarıda izah edilen şekilde sanığın aleyhine 1/2 oranında artırım yapılmasına karar verilmesinde, devamında da herhangi bir artırım yapılmamasında, B- Sanığın diğer cezalarında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmasına rağmen, anılan suça ilişkin kurulan hükümde indirim yapılmamasında, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Gölköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2018 tarihli kararının sanığın yüzüne karşı verildiği, karar tarihinde Ordu E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığa tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı istinaf edebileceğinin belirtilmemesi” ve cezaevinde olan sanığa yapılan tebligatın 5271 sayılı Kanun'un 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesinden dolayı usûlsüz olduğu tespit edilmiştir. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın istinaf yasa yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.