Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/6507 E. 2024/22023 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6507
- Karar No
- 2024/22023
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dairemizin 27.10.2021 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve yalnızca suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilen Mahkemenin 21.06.2016 tarihli kararında hırsızlık suçundan sonuç ceza olarak hükmolunan 3 ay 10 gün hapis cezası 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil etmekle birlikte yaptırım olarak adlî para cezasının, hapis cezasına göre daha lehe olduğu ve kazanılmış hak uygulamasının söz konusu olmadığı nazara alınarak, bozma üzerine kurulan 25.02.2022 tarihli kararda, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 35/2, 31/3, 62. maddeleri uyarınca belirlenen 3 ay 26 gün hapis cezasının, aynı Kanun'un 50/3, 50/1-a. maddeleri uyarınca 2.320,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, Mahkemece sonuç ceza olarak belirlenen 3 ay 26 gün hapis cezasının, kazanılmış hakkın göz önüne alındığı belirtilerek önce 3 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesi ve sonrasında 5237 sayılı Kanun'un 50/3, 50/1-a. maddeleri uyarınca yazılı şekilde 2.000,00 TL adlî para cezasına çevrilmesi suretiyle eksik adli para cezası tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; kabule göre de, kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken hüküm fıkrasında 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin uygulama maddesi olarak yazılmaması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir. Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.