Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/5464 E. 2024/21193 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5464
- Karar No
- 2024/21193
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/471 E., 2021/562 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanıkların gece vakti katılanın konutuna kapı kilidine zarar vererek girip katılanın teknesinin motorunu çalmaları şeklindeki eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 151/1 maddelerinde tanımlanan mala zarar verme suçu için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımının 26.01.2011 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle Tebliğname'ye aykırı olarak DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanıklar hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Tanıklar ..., ... ve ...'ın aşamalarda alınan beyanlarına göre sanıkların 26.01.2011 tarihinden 3-4 hafta kadar önce 20.00 ile 21.00 saat aralığında hırsızlık eylemini gerçekleştirdikleri anlaşılmışsa da Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 28.05.2019 tarihli bozma ilâmı öncesi yapılan yargılamada sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezasına, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun'un 116/1, 119/1-c maddesi uyarınca 18 ay hapis cezaları ile cezalandırıldıkları ve anılan hükümlerin yalnızca sanıklar tarafından temyiz edildiği, bu hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek bozma sonrasında 5237 sayılı Kanun'un 143 ve 116/4. maddeleri uygulandıktan sonra 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği hırsızlık suçu yönünden 3 yıl hapis cezası üzerinden, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 18 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerektiği hâlde mahkemece uygulama yapılmaksızın ".. Her ne kadar dosya kapsamına ve tanık beyanlarına göre suçun gece vakti işlendiği kanaatine varılmış ise de; bozma ilamı öncesi verilen kararda TCK'nın 143. ve 116/4. maddelerinin uygulanmadığı, kararın sadece sanıklar tarafından temyiz edildiği, bu itibarla sanıklar yönünden kazanılmış hak oluştuğu kanaatine varıldığından sanıklara verilen cezalarda bu maddeler uyarınca bir artırım uygulanmamıştır..." şeklinde gerekçe ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143 ve 116/4. maddeleri uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.