Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/4667 E. 2025/6414 K. – Mala Zarar Verme

Konu: Mala Zarar Verme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4667
Karar No
2025/6414
Karar Tarihi
Konu
Mala Zarar Verme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1447 E., 2019/1459 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : İlk derece mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 27.11.2019 tarihli ve 2018/1447 Esas, 2019/1459 Karar sayılı hükmüne karşı, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı 16.12.2019 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunulmuş ise de, temyiz dilekçesinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde öngörülen on beş günlük yasal süreden sonra verildiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanığın temyiz isteminin incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mala zarar verme suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, katılanın istinaf talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince duruşma açılarak ilk derece mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 152/2-a ve 62. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, hükmün 5271 sayılı CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, atılı suçu işlemediğine, savunmasının aksine katılanın kızının gerçeğe aykırı beyanlarına itibar edilerek hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Olay tarihinden önce sanığın kızının kaybolduğu, sanığın bu durumdan dünürü olan katılanı sorumlu tuttuğu ve bu nedenle olay gecesi saat 02.00 sıralarında katılanın evinin önünde park hâlinde olan 54 SF ... plakalı aracı üzerine yanıcı madde dökerek yaktığı iddia edilen olayda; sanığın savunmasında katılanın kendisine iftira attığını, aracını katılanın oğlu kendisinin de damadı olan ...'in yaktığını, olay tarihinde evde televizyon izlediğini söylediği, ... ile (aynı zamanda sanığın da kızı olan) eşi ...'ın olay tarihinde katılan ile aynı evde kaldıkları, tanık ...'ün beyanlarına göre de olay günü abisi olan ...'in olay gecesi sanığın peşinden gittiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; ... ve ... ile sanığın eşi olan ...'nun da tanık olarak beyanlarının alınması; suç tarihinde sanık adına kayıtlı olan ve GSM şirketlerinden sorulup tespit edilebilecek hat/hatlarına ilişkin olay tarihindeki HTS kayıtlarının (sinyal bilgilerinin) getirtilerek toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilmesi ile sonucuna göre tüm deliller çerçevesinde sanığın hukuksal durumunun tayini gerekirken, bu konularda kovuşturma genişletilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 2-Hükmün gerekçesinde ve hüküm kısmında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği belirtilmesine rağmen hüküm kısmında aynı zamanda alt sınırdan ceza tayin edildiğinin belirtilmesi suretiyle çelişki yaratılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının bozma kararının içeriği doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/4667, K. 2025/6414, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-4667-e-2025-6414-k-2c24efa0311b