Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/3972 E. 2024/8684 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3972
- Karar No
- 2024/8684
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret, onama, bozma I- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; 14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL. dahil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE, II-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık ve sanık müdafiinin talepleri itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin istem gibi mahalline İADESİNE, Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: III- Sanıklar ..., ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre sanığın temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, IV- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanığın olay günü gece vakti şikâyetçiye ait park hâlindeki aracının camını kırarak hırsızlık yapması şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde belirtilen mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, 28.03.2016 tarihli mahkûmiyet tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, V- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve müdafiinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak ; 1-Sanık için 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak görevlendirilen müdafii, 28.03.2016 tarihli kısa kararın açıklandığı duruşmada hazır bulundurulmadan duruşmaya devam edilip hüküm kurularak aynı Kanun'un 188/1. maddesine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2-Kolluk görevlilerince 10.01.2016 tarihinde düzenlenen Adres Tespit Ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı içeriğine göre incelenen dosyadan farklı bir eylem nedeniyle yakalanan sanık ...'ın daha önce işlediği suçları ikrar ettiği, yer gösterebileceğini söylemesi akabinde şikâyetçinin arabasında da hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğini ikrar ederek çalınan suça konu mallardan 32 GB Toshiba marka flash diski kolluk görevlilerine iade ettiği, şikâyetçinin 16.03.2016 havale tarihli dilekçesinde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına rızasının bulunduğunu bildirdiği nazara alındığında, soruşturma evresinde kısmi iadeyi gerçekleştiren sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1-4 maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.