Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/16139 E. 2024/18788 K.
Konu: Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16139
- Karar No
- 2024/18788
- Karar Tarihi
- Konu
- Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2444 E., 2019/1932 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Beraate karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk derece mahkemesince sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan davanın 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verildiği, istinaf talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince, düşme hükmünün kaldırılmasına, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin sanığın katılanın aracına ait sileceği kırdığının sabit olduğuna, CD izlenildiğinde sileceği kırmak için hamleler yaptığının açık olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli, 2020/(Kapatılan)14-248 E. ve 2022/359 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere inceleme konusu olayda "Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun manevi unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığın beraatine karar verebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu" anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozmaya ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 62. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.