Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/15941 E. 2023/1960 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/15941
Karar No
2023/1960
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/260 Esas , 2022/136 Karar SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A) İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/20650 iddianame numaralı 20.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın hırsızlık eyleminden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 143/1, 53. maddelerinden cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B) İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/372 Esas, 2015/645 Karar sayılı kararıyla sanığın hırsızlık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. C) Anılan kararın katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.03.2021 tarihli ve 2020/5643 Esas, 2021/4731 Karar sayılı ilâmı ile eksik kovuşturma sonucu hüküm kurulduğu ve 29.09.2015 tarihli celsede 18 yaşından küçük olan katılan ...’ın duruşmada beyanının alınması sırasında zorunlu vekil bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. D) Bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonucunda sanığın hırsızlık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz istemi "sanığın tek taraflı beyanları dikkate alınarak ve HTS kayıtlarında sanığa ait kullanım bulunmadığı tespit edilerek beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna" ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Katılan ...'ın suça konu cep telefonunu kısa süre konuşma yapmak için isteyen sanığın, telefonu katılana iade etmeyerek gece vakti çaldığı isnadıyla açılan kamu davasında sanığın savunması, katılanın ifadeleri ve tüm dosya kapsamından sanığın atılı hırsızlık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Katılan ...'ın suça konu cep telefonunu kısa süre konuşma yapmak için isteyen sanığın, telefonu katılana iade etmeyerek gece vakti çaldığı isnadıyla açılan kamu davasında, katılan ...’ın, “11.04.2015 günü saat 21:30 sıralarında ... Moda sahilinde arkadaşları ile birlikte bulunduğu esnada ismini sonradan arkadaşlarından öğrendiği ...’nin, yanına gelerek görüşme yapmak için kendinden cep telefonunu istediğini, bunun üzerine telefonunu ...’a verdiğini, ...’ın bir süre konuştuğunu, konuşması bittikten sonra telefonu ...’dan geri istediğinde ise ...’ın telefonu çimlere atar gibi yaparak kendisini oyaladığını; ancak telefonu bir yere atmadığını, akabinde ...’ın kaçarak oradan uzaklaştığını” ifade ettiği, sanığın ise aşamalarda özetle "suçsuz olduğunu, katılan ...'ı daha önceden tanıdığını, katılan ...'in kendisine iftira attığını" savunduğu, Dairemizin 09.03.2021 tarihli ve 2020/5643 Esas, 2021/4731 Karar sayılı bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonrasında suça konu telefonun HTS kayıtlarının getirtildiği; HTS kayıtlarında suça konu cep telefonunu olaydan yaklaşık üç buçuk saat sonra kullanan ... numaralı hat sahibi ...'ın ve ...'a ait hattın görüşme yaptığı ... numaralı hat sahibi olan ... ile ... numaralı hat sahibi olan ...'nın tanık sıfatıyla dinlenilmediği, katılan ...'in bozma sonrası yargılamadaki ifadesinde "...'ın suça konu olayı gördüğünü, ancak ...'ın açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediğini" ifade ettiği, Mahkemenin ise ...'ı araştırmadığı anlaşılmakla, HTS kayıtlarında suça konu cep telefonunu olaydan yaklaşık üç buçuk saat sonra kullanan ... numaralı hat sahibi ...'ın ve ...'a ait hattın görüşme yaptığı ... numaralı hat sahibi olan ... ile ... numaralı hat sahibi olan ...'nın tanık sıfatıyla dinlenilerek, ...'a suça konu telefonu kimden temin ettiğinin sorulması (gerekirse sanıkla yüzleştirilmesi; telefonun teminine ilişkin kendisinde herhangi bir belgenin bulunup bulunmadığının sorulup, araştırılması), ..., ... ve ...'ya sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması; katılan ...'in "olayı gördüğünü ve ... numaralı hattı kullandığını" ifade ettiği ...'ın açık kimlik ve adres bilgileri araştırılarak tanık sıfatıyla dinlenilip, sanık ile yüzleştirilmesi akabinde sonucuna göre tüm deliller kül halinde değerlendirilerek sanığın hukukî durumunun tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmakla, katılan ... vekilinin temyiz istemi yönünden anılan nedenlerle hukuka aykırılık tespit edilmiştir. V. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli ve 2021/260 Esas, 2022/136 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/15941, K. 2023/1960, T. 12.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-15941-e-2023-1960-k-6af8c75fe9f9