Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/14710 E. 2024/15990 K. – Suç Eşyasının
Konu: Suç Eşyasının Satın Alınması Veya Kabul Edilmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14710
- Karar No
- 2024/15990
- Karar Tarihi
- Konu
- Suç Eşyasının Satın Alınması Veya Kabul Edilmesi
BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/984 E., 2022/603 K. SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Dairemizin 19.10.2021 tarihli bozma kararının sanık lehine olması nedeniyle bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yüklenemeyeceğinin gözetilmemesi, 2-18.06.2014 tarihinde kabul edilip 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında tayin olunan adlî para cezalarını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezalarının hapse çevrileceğine yönelik ihtar yapılmasına yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozma kararı sanık lehine olduğundan, bozma sonrası yapılan toplam 352,60 TL'nin Devlet Hazinesine yüklenmesine, bozma ilamı öncesi yapılan 30 TL'nin sanıktan alınarak Hazineye irat kaydına" şeklinde cümlenin eklenmesine ve hüküm fıkrasının 4 numaralı paragrafa ilişkin kısmın çıkartılarak yerine " Sanığın ekonomik durumu nazara alınarak hükmolunan adli para cezasının 5237 Sayılı TCK'nın 52/4 madde gereğince her bir taksit aralığı bir ay olmak üzere 6 eşit taksit hâlinde sanıktan tahsiline, 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince 'Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.' şeklinde ihtarına” cümlesi eklenmek suretiyle suretiyle sair yönleri usûl ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.