Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29203 E. 2025/7816 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29203
- Karar No
- 2025/7816
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/142 E., 2015/279 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, Cumhuriyet savcısının; hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ...'ın; hükmü yasal süresinden sonra temyiz ettiği tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Sanığın yokluğunda verilip 26.01.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 08.02.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan ve temyiz incelemesi için Dairemize gönderilen 2021/31760, 2021/32640, 2021/33429, 2021/31835, 2022/8023, 2022/9621 ve 2023/2776 Esas sırasına kayıtlı dosyalarının birlikte incelenmesi neticesinde, sanık her ne kadar savunmalarında genel olarak banka kartlarını kaybettiğinden bahisle suçlamayı kabul etmediğini ifade etmiş ise de, inceleme konusu yukarıda numaraları yazılı dosyalarına yansıyan bazı ifadelerinde 03.03.2014 tarihinde yapılan GBT sorgusu sırasında suçlamalardan haberdar olduğunu bu yüzden banka kartlarını iptal ettirmekte geç kaldığını ifade etmesine rağmen diğer dosyalarında ve somut olayda suç tarihlerinin 2014 yılının son aylarına kadar devam ettiği, yine inceleme konusu başka bir dosyasında banka hesabına yatan parayı bizzat banka şubesinden sanığın çektiğinin tespit edilmesi, bir diğer dosyasında vermiş olduğu ifadesinde ise, ".... ..." isimli iş yerinin olduğunu, internet üzerinden TV satışı yaptığını, hesabına yatırılan paraların çalışanları tarafından ATM'den çekildiğini beyan etmesi karşısında; 5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanığa yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği ve bu hususun, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, 25.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.