Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18669 E. 2025/7882 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18669
- Karar No
- 2025/7882
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/105 E., 2014/202 K. SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama Sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın, sanığın sorgusunda beyan ettiği ve bilinen son adresi yerine, farklı bir adrese tebliğe çıkartılıp 26.05.2014 tarihinde sanık ile isim benzerliği bulunan başka bir kişinin eşine tebliğ edildiği anlaşılmakla; 26.05.2014 tarihli tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve sanığın öğrenme üzerine vermiş olduğu temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede: A. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden Sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık hakkında banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin ve 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 5237 sayılı TCK'nin 158/1. maddesinin (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde, suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezaları belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan haksız menfaat miktarının iki katı esas alınarak sonuç cezanın belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından "TCK.nun 158/1-f. maddesi uyarınca, takdiren (3) YIL HAPİS ve (5) GÜN karşılığı ADLİ PARA cezasıyla cezalandırılmasına", "(2) YIL (6) AY HAPİS ve (4) GÜN karşılığı ADLÎ PARA cezasıyla cezalandırılmasına" ve "TCK.nun 52/2. maddesi gereğince, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan (4) tam gün birim sayısının sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak günlüğü takdiren (20) TL.den paraya çevrilerek (80) TL ADLÎ PARA cezasıyla cezalandırılmasına" ibarelerinin çıkartılıp yerlerine sırasıyla "5237 sayılı TCK'nin 158/1-f-son maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 1.000 gün karşılığı adli para cezasıyla cezalandırılmasına", "2 yıl 6 ay hapis ve 833 gün karşılığı adli para cezasıyla cezalandırılmasına" ve "5237 sayılı TCK'nin 52/2. maddesi gereğince, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan (833) tam gün birim sayısının sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak günlüğü takdiren (20,00) TL'den paraya çevrilerek 16.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına" ibarelerinin eklenmesi ve sonrasında hüküm fıkrasından "TCK.nun 158/1. fıkrasının son bendinin 2. cümlesi uyarınca, hükmedilecek adli para cezası, suç nedeniyle elde edilecek menfaatin iki katından aşağı olamayacağından (10.000 TL X 2 = 20.000 TL) sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının yükseltilerek NETİCETEN (20.000) TL ADLİ PARA cezasıyla cezalandırılmasına" ibaresinin tamamen çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle sanığın adli para cezası yönünden kazanılmış hakkı gözetilerek, adli para cezasının ödenmemesi hâlinde, adli para cezasına esas alınan gün sayısının Mahkemece belirlenen "4 tam gün" üzerinden işlem yapılması hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde karar verildi.