Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/14403 E. 2026/2346 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14403
- Karar No
- 2026/2346
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2720 E., 2021/65 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet hükümleri kaldırılarak beraatlerine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin "Mahkemenin görev sınırlarını aşarak katılana suçlamada bulunduğu, katılanın lekelenmeme hakkının ihlal edildiği, sözleşmeye tarafların herhangi bir itirazının bulunmadığı, katılanın sanık yerine konulduğu, iletişimin tespit edilmesi talebinin mahkemece gözardı edildiği, sanıkların beyanlarının birbirleri ile çeliştiği, keşif ve bilirkişi raporlarının istinaf mahkemesince değerlendirmeye alınmadığı, katılanın malın gerçek değerinin yaklaşık 1/3'ine sanıklara satmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yargılamaya konu olayın ceza yargılaması alınına girdiği, katılanın uzlaşma aşamasında olumlu yaklaşım gösterdiği, sanıkların ısrarlı bir şekilde kaçınması hali nedeniyle uzlaşma sağlanamadığı, raporların çelişkili ve varsayıma dayalı olduğu, katılan sözleşmenin imzalanmasından sonra ekleme yapmış olsa idi katılanın sözleşmeyi ibraz etmeyeceği, sanıkların adlî sicil kayıtları dikkate alınmadan karar verildiği, hırsızlık suçunun unsurlarının oluştuğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararları kaldırılarak kurulan beraat hükümleri hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Manavgat 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.